Beklenen Musul operasyonu: Ankara (IŞ)İD ile savaşacak mı?

05.03.2015 Habertürk
فارسى بخوان | Leer en Español

Mayıs ayında (IŞ)İD’e karşı uluslararası koalisyonun Irak devleti, Kürtler ve bazı Sünni aşiretlerin katılımıyla Musul’a yönelik geniş kapsamlı bir operasyon başlatması bekleniyor. Önce yoğun hava saldırıları, ardından kara harekatıyla Haziran ayında ele geçirdiği bu büyük şehrin (IŞ)İD’den geri alınması amaçlanıyor. Eğer bu hedefe ulaşılırsa (IŞ)İD’in sadece Irak’taki değil Suriye’deki varlığı büyük ölçüde tehlikeye girer.
Çok zor bir operasyon olacağı kesin. Eğer (IŞ)İD bunu savuşturmayı başarırsa sadece Irak ve Suriye’de değil İslam coğrafyasının dört bir yanında maddi ve manevi açıdan büyük bir güce ulaşır. Bu nedenle koalisyonun başını çeken ABD işi iyice sağlama almak ve (IŞ)İD’e karşı olabildiğince geniş bir ittifak oluşturmak istiyor. Bu bağlamda gözler doğal olarak Türkiye’ye de çevriliyor.

GEREKÇELER

Şu ana kadar yapılan açık veya örtülü açıklamalardan Ankara’nın bu operasyonun bir parçası olacağı anlaşılıyor. Öncelikle bunun nedenlerini sorgulamak gerekirse:
1)  Ankara, (IŞ)İD’e karşı mücadeleyi ciddiye almadığı, hatta ona doğrudan ya da dolaylı destek verdiği yolundaki iddiaları bertaraf etmek istiyor.
2)  İlk başlarda (IŞ)İD’in Irak ve Suriye’de Sünni Arapların rejimler tarafından dışlanmasına tepkiden beslendiği önermesi fazla öne çıkartılıyordu, ancak geçen süre içerisinde örgütün başvurduğu vahşet ve terör bu ve benzeri makulleştirme argümanlarını ortadan kaldırdı.
3)  (IŞ)İD’in, hele daha da güçlenirse, er ya da geç Türkiye’yi de hedef alacağı gerçeği Ankara’yı önlem almaya zorluyor.
4)  Saldırmayacağını varsaysak bile (IŞ)İD’in bölgede yol açtığı istikrarsızlık Türkiye’yi doğrudan ve olumsuz olarak etkiliyor.
5)  Ankara’nın, (IŞ)İD’in özel olarak Kürtlere saldırmasından bir süredir pek memnun olduğu söylenemez. Gerek Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile stratejik ilişkiler, gerekse ülkedeki çözüm süreci bu nedenle ciddi bir kırılganlık yaşıyor.

YÖNTEMLER

Türkiye’nin Musul operasyonuna askeri olarak katılacağı yolunda pek bir işaret yok. “Kesinlikle söz konusu olmaz” dememek çok çok az da olsa bir ihtiyat payı bırakmak lazım. Buna karşılık operasyonu yapacak güçlere her türlü desteğin verilmesinin masada olduğu anlaşılıyor. Şu aşamada en kritik soru İncirlik Üssü’nün kullanımına izin verilip verilmeyeceği. İncirlik’in kullanıma açılması Türkiye’yi tek başına Musul operasyonunun önemli bir bileşeni yapacaktır.
Konuyla doğrudan ilgili görünmeyebilir ancak Ankara’nın Kobani’nin yeniden inşası ve PYD denetimindeki Suriye’deki üç kantonun muhtemel (IŞ)İD saldırılarına karşı korunması konusunda izleyeceği tutumları ve atacağı/atmayacağı adımları da dikkatle izlemek gerek. Şu iki hususu unutmayalım:
1)  Kobani’de yaşadığı hezimet (IŞ)İD’in pekala yenilebileceğini uluslararası koalisyona gösterdi.
2)  PYD/YPG’nin Şah Fırat Operasyonu’na pozitif katkıları geçmişte yaşanan tatsızlıkları unutmak ve gelecekte işbirlikleri geliştirmek için bir zemin yarattı.
Son olarak (IŞ)İD’in, kendisine karşı savaşa alenen katılması halinde Türkiye’ye cevabının ne olacağı konusuna gelirsek, her türlü saldırıya hazırlıklı olmakta sonsuz yarar var. Muhtemelen örgüt böylesi bir ihtimale karşı bazı hazırlıklar yapmıştır. Bunları gerçekleştirebilmek için Türkiye’de yeterli imkanlara sahip olduğunu da düşünebiliriz.

Fakat bir şerh düşmek istiyorum: (IŞ)İD’in Irak ve Suriye’deki savaşlarında kolayca öldürüp ölebilen Türkiye vatandaşlarının tümünün, sıranın kendi ülkelerine gelmesi halinde aynı şevki göstereceklerine emin değilim. Çok fire olacaktır.




Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
16.09.2020 İslam’da tarikat ve cemaatlerin yeri: Prof. Mustafa Öztürk ile söyleşi
15.09.2020 Ruşen Çakır ve İsmail Saymaz tartışıyor: Tüm yönleriyle tarikat ve cemaatler
11.09.2020 Kemal Can ve Ruşen Çakır ile Haftaya Bakış (31): Türkiye-Fransa gerginliği, Demirtaş söyleşisinin yankıları & salgınla mücadelenin gidişatı
09.09.2020 CHP’nin tanık olduğum 50 yılı
08.09.2020 Erdoğan artık neden eskisi gibi gündemi belirleyemiyor?
07.09.2020 Selahattin Demirtaş, Ruşen Çakır’ın sorularını cevapladı: “Dışarıda olsaydım bir sabah Başak ile birlikte Meral Hanım’ın kapısını çalar ve ‘Kahvaltıya geldik’ derdim”
04.09.2020 Kararsızlar hâlâ kararsız mı? Bekir Ağırdır ve Ruşen Çakır tartışıyor
04.09.2020 Kemal Can ve Ruşen Çakır ile Haftaya Bakış (30): İnce'nin Memleket Hareketi nasıl başladı? Hukuk devleti miyiz? Tarikat gerçeği & salgının gidişatı
01.09.2020 Murat Yetkin & Ruşen Çakır tartışıyor: Malazgirt ve 30 Ağustos zaferleri, muhalefette Akşener farkı, Doğu Akdeniz krizi & salgınla mücadele
01.09.2020 Dünyanın dilindeki Uygur sorunu neden Türkiye'nin gündeminde değil?
16.09.2020 İslam’da tarikat ve cemaatlerin yeri: Prof. Mustafa Öztürk ile söyleşi
24.06.2020 Turkey-Egypt: The unending fight
12.05.2020 Les guerres post-modernes de la mafia en Turquie
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
11.02.2016 Hesabên herdu aliyan ên xelet şerê heyî kûrtir dike
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı