Erdoğan'ın Davutoğlu'na en büyük mirası: İstanbul

18.05.2015 Habertürk

AKP'nin İstanbul'daki seçim mitinglerinin çoğunu izlemiştim. Hepsinde etkileyici ve coşkulu bir kalabalık, çok başarılı bir organizasyon göze çarpıyordu. Bu şaşırtıcı değildi, zira Erdoğan iktidarın yolunun İstanbul'dan geçtiğini çok iyi biliyor ve bu şehre özel bir özen gösteriyordu. Dün Maltepe Meydanı'ndaki miting, AKP'deki bu geleneğin aksamadan sürdüğünün kanıtıydı. Bunda en büyük pay kuşkusuz Erdoğan'ındır. Dolayısıyla Davutoğlu'nun, kendisine bu kadar zengin bir miras bırakmış olan Erdoğan'ın çizgisinden sapmasını beklemek hiç gerçekçi olmaz.
Nitekim Davutoğlu'nun dünkü konuşmasında, değişik vesilelerle Erdoğan'ın adı geçti ve her seferinde kalabalık coştu. Öte yandan önce Erdoğan'ın Kayseri'de, Hürriyet Gazetesi'nin Mursi ile ilgili manşetine sert bir şekilde cevap verdiğin öğrendik. Ardından Davutoğlu, o kadar sert olmasa da aynı temayı gündeme getirdi. Anlaşılan Mursi hakkındaki idam kararı, Gezi dönemindeki Rabia olayının benzeri bir şekilde bu seçim sürecinde siyasi iktidar tarafından kullanılacak.

CEMAAT LİDERLERİNE SELAM

Davutoğlu her sefer olduğu gibi Maltepe'de de uzun bir selamlama yaptı ve İstanbul ile ilgili tüm tarihi şahsiyetleri buna dahil etti. Ve tanık olduğum kadarıyla ilk kez Süleyman Hilmi Tunahan, Sami Ramazanoğlu, Mehmet Zahid Kotku, Mahmut Ustaosmanoğlu gibi cemaat ve tarikat liderlerini de saygıyla selamladı. Bu da onun miting konuşmalarında İslami vurgunun her geçen gün daha da artmasına uygun bir durumdu. Davutoğlu'nun Necmettin Erbakan'dan "liderimiz" diye söz ettiğini de not düşelim.
Davutoğlu tüm muhalefet partilerini, yanlarına Gülen cemaatini de katarak, kendilerine karşı ortak hareket etmekle itham ediyor ve işin içine mutlaka tanımlamadığı "dış odaklar"ı da katıyor. Dolayısıyla sık sık "Önümüzü kesmek istiyorlar" diyor. Aslında bu Erdoğan dahil tüm siyasi iktidar sözcülerinin ortak söylemi. Sonuçta AKP yeni hedefler sunmaktan ziyade, varolanı korumayı ve böyle devam etmeyi öneriyor. Bu nedenle AKP sebim kampanyasının "ikinci yarı" teması üzerine bina edilmiş olması isabetli.




Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
15.02.2026 Mahir Çayan haklıydı: Aynılar aynı yerde, ayrılar ayrı yerde
14.02.2026 Resmen “kurucu önder” ama hâlâ tecritte
13.02.2026 Erdoğan ve ben: Bir tokalaşmanın 35 yıllık öyküsü
12.02.2026 Akın Gürlek ile yeni dönem: Sert başladı, sert sürecek
11.02.2026 Özgür Özel sarsılmış ama yıkılmamış
10.02.2026 Tüm yönleriyle Mesut Özarslan olayı
08.02.2026 Öcalan’ın sarsılan liderliğini onarma çabaları
08.02.2026 Erdoğan İslamcı mı?
07.02.2026 Mansur Yavaş neden gündemde değil?
07.02.2026 Suriye'de yaşananlar seçmen tercihlerini ve çözüm sürecini nasıl etkiler? | Hatem Ete ile söyleşi
15.02.2026 Mahir Çayan haklıydı: Aynılar aynı yerde, ayrılar ayrı yerde
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı