Ankara’nın hedefinde IŞİD mi, PYD mi var?

08.07.2015 Habertürk

Geçen hafta bir grup gazeteciyle bir araya giren üst düzey bir hükümet yetkilisinin Suriye sınırındaki askeri hareketlilik hakkında, “PYD kesinlikle hedef alınmıyor, sorunun kaynağında IŞİD var. Örgütün Batı’ya doğru genişleme ihtimali endişe veriyor” şeklinde özetlenebilecek sözleri geniş ilgi uyandırdı. Ve tabii ki Kürt siyasi hareketine yakın çevrelerce inandırıcı bulunmadı.
Bu anlaşılır bir durum, zira Cumhurbaşkanı Erdoğan PYD’nin Suriye’de nüfuzunu genişletmesinden duyduğu rahatsızlığı ısrarla dile getiriyor ve olayı sadece “kırmızı çizgiler” bağlamında ele alıyor. Öte yandan
IŞİD Ankara’nın gündemine, Musul’daki rehine krizi sayılmazsa, genellikle Suriye’de PYD ile çatıştığı, özellikle de yenik düştüğü zamanlarda girebiliyor. Kobani’de böyle oldu. Son olarak IŞİD’in birkaç yıl boyunca Tel Abyad’ı lojistik bir merkez olarak kullanmasına açık bir tepki vermeyen hükümetten, kentin YPG (PYD) tarafından ele geçirilmesinin ardından çok sert açıklamalar geldi. İş “PYD IŞİD’den daha tehlikeli” demeye kadar vardırıldı.

ÇİZGİLER YUMUŞUYOR

Ancak PKK ve Abdullah Öcalan ile organik ilişkisinden hareketle PYD’yi “terörist” gösterme çabası başarılı olamıyor, çünkü PYD, ABD liderliğindeki uluslararası koalisyonun IŞİD’e karşı Suriye’deki en önde gelen müttefiki durumda. Ayrıca Ankara’nın IŞİD ve benzeri yapılara karşı yeterince etkili mücadele etmediği algısının da uluslararası toplulukta egemen olduğunu biliyoruz.
Dolayısıyla 7 Haziran’da tek başına iktidara ulaşamamış olan AKP’nin  başarısızlığı kanıtlanmış olan Suriye politikasını değiştirmeye yöneldiğini düşünmemiz için çok neden var. Bu bağlamda, üst düzey yetkilinin biz gazetecilere PYD’yi “rasyonel olabilecek bir aktör”, IŞİD’iyse “iflah olmaz bir terör örgütü” olarak tanımlamasını, yani Ankara’nın bu iki gücü eşitleme yaklaşımından vazgeçme eğilimi; PYD Eşbaşkanı Salih Müslim’in de, Diken’de Amberin Zaman ile söyleşisinde  hükümete yönelik genellikle pozitif mesajlar vermesini bir şeylerin ciddi olarak değişmekte olduğunun işaretleri olarak görebiliriz.
Yine de Ankara’nın PYD’yi bir “tehdit” olarak görmekten vazgeçip IŞİD’e karşı mücadele için kolları sıvamasının çok kısa sürede yaşanmasını beklemek gerçekçi olmayacaktır.




Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
19.04.2026 Mansur Yavaş’ın “topluca bir karar almamız gerekiyor” çağrısının anlam ve önemi
18.04.2026 Gülistan, Rojin, Rabia, Nadira, Burak ve diğerleri
17.04.2026 Okul saldırıları: Tabii ki siyasi
16.04.2026 Kindar nesil
15.04.2026 Özgür Özel AKP’lilerin aklını çelebilir mi?
14.04.2026 Çözüm sürecini esas olarak Öcalan’ın statüsü sorunu tıkıyor
13.04.2026 Netanyahu ve diğer İsrail yöneticileri niçin Erdoğan’ı hedef alıyor?
12.04.2026 CHP muhalefette niçin yalnız kaldı?
12.04.2026 Türkiye normalleşebilecek mi?
11.04.2026 Sürecin ve Türkiye’nin Demirtaş’a ihtiyacı var
19.04.2026 Mansur Yavaş’ın “topluca bir karar almamız gerekiyor” çağrısının anlam ve önemi
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı