Alişer Delek: “Yeni parti kurulmasından başka bir yol görmüyorum”

24.05.2026 medyascope.tv

24 Mayıs 2026’da medyascope.tv'de yaptığımız söyleşiyi yayına Gülden Özdemir hazırladı

Ruşen Çakır: Alişer, seni yolda yakaladık. Sen yakın zamanda Özgür Özel'le bir sohbet etme imkanı da bulmuştun uzun uzun. Oradaki izlenimin neydi? Bu mutlak butlan konusunda CHP hakikaten tedirgin miydi? Bekliyorlar mıydı? Yoksa sence sürpriz mi oldu, şok mu olmuşlardır?
Alişer Delek: Öncelikle özür dilerim. Ben böyle yayından bağlantıları çok sevmezdim ama izleyicilerden de bir özür dileyeyim. Böyle olağanüstü bir günde olağanüstü bir şey oldu. Neyse ki işte YouTube'un, Medyascope'un avantajı da bu. Şimdi açıkçası herhalde ben de Özgür Özel'e güvenenlerdendim. Çünkü ben de şok oldum. Yani ben beklemiyordum mutlak butlan kararını. Partinin de o görüştüğümüz tarihte 1,5-2 ay önce beklemediğini düşünüyorum. Böyle bir kararı beklemiyorlardı. Hani ben niye beklemiyordum? Aynı şeyi düşünmüştür diye tahmin ediyorum Cumhuriyet Halk Partisi'ni yönetenlerle. O da şu: Demokrasiye çok büyük bir zararı var bu işin ve demokrasiyle doğrudan bağlantılı ekonomimizin kaldıramayacağı bir şeyden bahsediyoruz. Yani Ekrem İmamoğlu davasının bile 70-80 milyar dolarlık bir ekonomiye zararı hâlâ konuşulurken Cumhuriyet Halk Partisi'nin, yani Türkiye'nin ana muhalefet partisinin başına mahkeme tarafından bir isim atandı. Bak, Bloomberg falan haberi böyle geçti. Bu çok da izah edilebilir, anlatılabilir bir şey değil. Dolayısıyla ben böyle bir kararı beklemiyordum. Mutlak butlan olasılığı, ‘‘Cumhuriyet Halk Partisi'nin içerisinde kavga var’’ izleniminin iktidarın daha çok işine yarayacağını düşünenlerdenim. Hâlâ bu kararın siyasi olarak iktidara yarayacağına da inanmıyorum. Bu saatten sonra ne olur? Ama şu gerçek var bir de maalesef ki, demokrasiye zarar verdiğini düşünsem de bu olan oldu artık. Yani bu bir Gürsel Tekin'in kararı gibi bir karar değil. Bu geri dönüşü kolay olacak bir karar değil. Geri dönüşü olmayacak bir karar. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi bundan sonra ne yapacak? Bence aslında biraz da hemen bugün olmasa bile yarın itibarıyla üzerine kafa yorulması gereken sorulardan bir tanesi de bu. Cumhuriyet Halk Partililer de buna çalışıyordur diye düşünüyorum.

Ruşen Çakır: Peki sen ne bekliyorsun? Kararı beklemiyormuşsun. Cevabını öyle dinleyeceğim. Yeni parti bekliyor musun?
Alişer Delek: Başarısız bir gazeteci portresi gibi oldu ama...

Ruşen Çakır: Ama şöyle bir şey var Alişer; artık Türkiye uzun zamandır hiçbir şeyin öngörülemediği, rasyonalitenin kalmadığı bir ülke haline geldi. Ama biz yine rasyonel olarak bakacak olursak yeni parti ihtimalini ciddiye alıyor musun?
Alişer Delek: Kesinlikle alıyorum. Yani başka yol yok ki. Beraber düşünelim. Yani ne olacak? Mesela şimdi Cumhuriyet Halk Partisi mevcut yönetimi diyor ki: direneceğiz. İstinafın mesela yarın bir açıklama yapıp ‘‘Biz yanıldık ya, bu iş doğru değilmiş’’ diyeceğini mi bekliyoruz? Bir üst mahkemesi de yok, itiraz hakkı da yok diye biliyorum. Dolayısıyla ne bekliyoruz? Bu iş çok kolay geri dönülebilir bir şey değil. Az önce örneğini verdim. Gürsel Tekin'in kararı gibi bir şey değil derken, Gürsel Tekin'in kararını İstanbul'daki bir mahkeme vermişti. Bunu istinaf mahkemesi veriyor ve karar, tarihinde belki de istinafın açıklamadığı kadar net. Yani Kemal Kılıçdaroğlu'nun adını koyarak ona verilmesi gerektiği, ona ve yönetime verilmesi gerektiğini söylüyor karar. Dolayısıyla birkaç gün bu işin nümayişi olur. Demokrasiye ve Türkiye'ye, belki de CHP'ye yakışmayacak görüntüleri göreceğiz ama Kemal Kılıçdaroğlu Cumhuriyet Halk Partisi'nin başına geçecek. Mevcut yönetim, ‘‘değişimciler’’ diyelim artık belki de, böyle çok daha Türkçesi şey olsun diye, değişimciler ne yapacak? Yeni bir parti mi kuracaklar? Başka bir partiyle mi devam edecekler? Bilemiyorum orasını ama başka bir parti olacağı kesin. Cumhuriyet Halk Partisi’nde olmayacak bu iş. Mahkeme kararı bunu söylüyor yani. Ama şunu da unutmayalım. Önümüzdeki günlerde daha çok konuşacağız. Bu altı okun, o amblemin bir oy potansiyeli var. Kemal Kılıçdaroğlu da ona güvenerek zaten bu yola çıkıyor. Ama Kemal Kılıçdaroğlu'nun da başta Cumhuriyet Halk Partililere, bu işi nasıl oldu da kabul etti, bu işi niye yapıyoru çok daha iyi anlatması lazım. Değişimcilerin işini kolaylaştıran da bu olacak. Müthiş bir nefret objesi haline gelmiş durumda. Cumhuriyet Halk Partisi, 1000 yıllık Cumhuriyet Halk Partililer bile Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu yaptığını bir siyasi proje olarak okuyor. Dolayısıyla hani ayrılanların kuracağı parti, mevcut yönetimin, değişimcilerin diyebileceğim kuracağı parti iyi bir yerden iyi bir motivasyonla başlayacak. Kemal Kılıçdaroğlu'nun neler yapıp neler yapamayacağını hani az biraz tahmin edebiliyoruz. İstediği yere varabilecek mi çok emin değilim ben ama parçalı bir CHP, kavgalı bir CHP izlenimi iktidarın işine gelecek ve bunu çok daha sık göreceğiz. Ben hep bunu söylemiştim, bunu 6 aydır falan söylüyorum; keşke Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel bir çay içseydi. Bir araya gelip bu işi çözselerdi. Bugün hâlâ temennim ve beklentim o. Olur da Kemal Kılıçdaroğlu, "Tamam ben bu görevi kabul ettim ama 3 ay içerisinde hemen olağan bir kurultaya, olağanüstü bir kurultaya gidelim. Ben de aday olmayayım ve helal bir kurultay yapalım, bu tartışmalar burada bitsin" derse şaşırırım ama umarım böyle olur. Derse, Türkiye demokrasisi de en azından ve CHP de bir sıçrayış yaşar, Türkiye demokrasisi de az yara alarak bu işten kurtulur. Tek umudum ve beklentim geleceğe dair o. Yoksa ayrı bir parti kesin, yani o kaçınılamaz bir şey. Ne yapacaklar? Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel siyaseti bırakmayacağına göre başka bir parti.

Ruşen Çakır: Burada görmüşsündür, Kılıçdaroğlu şey diyor: "Partimizi bu tartışmaların içinden çıkaracak ve iktidar yürüyüşünü devam ettireceğiz" diyor. Değişimcilerin ayrıldığı bir CHP'nin Türkiye'de bir karşılığı olabilir mi?
Alişer Delek: Bir önceki cümleyi de, ben şimdi yayına hızlı girdiğim için şey yapamadım. Senin önünde açıksa görürsün. Bir önceki cümlede sanki diyor ki; ‘‘Önceki genel başkanlarla bir oturacağız.’’ Öyle bir şey var. Öyle bir ima var, yanılıyor muyum?

Ruşen Çakır: Evet, öyle bir şey var, evet.
Alişer Delek: Hani oradan hâlâ bir umutla şey yapıyorum. Söyle sen.

Ruşen Çakır:  ‘‘Önceki dönem genel başkanlarımızla, parti meclisi üyelerimizle, milletvekillerimizle, il ve ilçe başkanlarımızla tam bir uyum ve iş birliği içinde yürüteceğiz’’ demiş.
Alişer Delek: Bu tabii kendisinin şu an beklentisi. Şu ana kadar herhangi bir temas yok, onu biliyorum. Yani aylardır yok zaten Özgür Özel'le Kemal Kılıçdaroğlu arasında. O bir beklentisi, hani o onu yapar mı, Özgür Özel onunla görüşür mü? İşte o belirleyici olacak. Sorun tam olarak şuydu değil mi? Yani ayrılanlar, değişimcilerin kuracağı yeni parti ya da gideceği yeni partiden arta kalan Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasette yarattığı... O CHP'nin bir şansı olur mu? Bu bana göre olmaz. Yani çok zor, çok eksiden başlıyor. Kemal Kılıçdaroğlu da çok eksiden başlıyor ya da zaten durum da çok eksiden başlıyor. Yani bunun bir siyasi operasyon olduğuna hemfikiriz ve bu siyasi operasyonun da devam edeceğine, ta Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasından itibaren başlayan, gözaltına alındığı 19 Mart'tan beri başlayan bir siyasi operasyon olduğuna inanmış ve bu motivasyonla siyaseti okuyan bir kitle artık Cumhuriyet Halk Partisi. Onlara şimdi "ya bunlar işte İstanbul'da delegeye telefon vermişti, onu yapmıştı, bunu yapmıştı; onun için bunlar oluyor, bu normal bir temizlik" diye "gelin bize de oy verin" diyebilmek imkansıza yakın bir şey. Yani hiçbir siyasetçi bunu yapamaz. Kaldı ki Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçmişinde 12 tane mi, 13 tane mi artık sayısını hepimizin unuttuğu başarısızlıklar onun hanesine yazmıştı. Oradan başarısızlıklar olduğu için Kemal Kılıçdaroğlu'nun işi imkansıza yakın ama bunu yapmak isteyecek. Bunun üzerinden de iktidar ve iktidar medyası da sörf yapacak. Belli ki gidişat o.

Ruşen Çakır: Çok teşekkürler Alişer. Seni yolda yakaladık ama olsun. Tam çağın ruhuna uygun bir yayın oldu.
Alişer Delek: Sadece kravat bozuyor çağın ruhunu abi. Emin ol yoksa, her şey yolunda.

Ruşen Çakır: Evet, çok teşekkürler.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
26.05.2026 Hani Kürt hareketi CHP'ye karşı Erdoğan'ın yanında saf tutacaktı!
25.05.2026 Özgür Özel kendisini aşıyor
24.05.2026 “Bay Kemal”in “ahlâk kavgası” ne kadar inandırıcı?
24.05.2026 Alişer Delek: “Yeni parti kurulmasından başka bir yol görmüyorum”
23.05.2026 Sahadaki Kimlik: Amedspor | Vahap Coşkun ile söyleşi
22.05.2026 Kadri Gürsel yorumluyor: Bu aslında bir partiyi kapatma kararı
22.05.2026 Mutlak butlan Erdoğan'ın derdine derman olur mu?
22.05.2026 Ümit Akçay ile söyleşi: Mehmet Şimşek mutlak butlan kararından habersiz miydi?
22.05.2026 Edgar Şar: "İktidar uzun bir süre olaya dahil olmayıp CHP içindeki tartışmayı kızıştırmak isteyecek"
21.05.2026 Taha Akyol yorumluyor: Hiçbir hukukçunun havsalasının alamayacağı bir karar
26.05.2026 Hani Kürt hareketi CHP'ye karşı Erdoğan'ın yanında saf tutacaktı!
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı