Orduya Sızan Dinci Grup: Fethullahçılar

22.12.1986 ovipot.hypotheses.org
Lire en Français

Üç askeri lisede yapılan soruşturmalarda Fetullahçı oldukları saptanan 66 öğrenci okuldan atıldı. Dinci grubun düzenlediği kurslarla öğrencileri sınavlar sınavlara hazırladığı ve 10'lar aracılığıyla okullarda örgütlenme faaliyetine girdiği saptandı.

Bursa’da bir evde toplanan bir grup ışıklar askeri lisesi öğrencisi, büyük bir dikkatle ‘abilerini’ dinliyorlardı: ‘Kurmay olunca kadar dişinizi sıkın, kendinizi belli etmeyin. Gözünüzde namaz kılın. 2000’li yıllarda Türkiye’yi kavrayacağız.’ Yaşları 14 ile 16 arasında değişen askeri okul öğrencilerine ‘güç bir görev’ verilmişti: Türkiye’de yıllardır laikliğin kalesi olarak bilinen Silahlı Kuvvetler’e sızmak.

Aynı günlerde İstanbul’un Pendik, Çengelköy, Beşiktaş, Ortaköy gibi semtlerindeki bazı evlerde de Kuleli Askeri Lisesi’nin öğrencileri hafta sonlarında benzer direktifler alıyorlar; İzmir Maltepe askeri lisesinden bazı öğrenciler de aynı amaçla hummalı bir faaliyeti kendi kentlerinde sürdürüyorlardı. Alınan direktifler safları yeni öğrenciler katmak yolundaydı. Kimi öğrencilerin kendilerine gösterdikleri yakınlık bu genç ölçüleri oldukça umutlandırıyor. Kısacası Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Üruğ’un uyarısına kadar her şey yolunda gidiyordu. Genelkurmay Başkanı’nın ‘İrtica faaliyetlerine katıldıkları hakkında kesin kanaat uyandıran Silahlı Kuvvetler mensuplarının bildirildiğinden 24 saat içerisinde sicilen ve resen emekliye çıkartılmasını’ emretmesi ile harekete geçiliyor, İstanbul Kuleli, Bursa Işıklar, İzmir Maltepe Askeri Liseleri’nde önceden tespit edilen dinci sızma faaliyetleri ile ilgili çalışmalar böylece hız kazanıyordu.

İlk olarak Kuleli’de büyük bir soruşturma başlatılıyordu. İstihbarat subaylarının tespit ettiği bazı öğrencilerin ifadelerinin alınmasıyla soruşturma derinleştirilince, olayın tahmin edilenden de önemli boyutlarda olduğu gerçeğiyle karşılaşılacaktı. İfadeler ışığında öğrencilerin hafta sonları toplantı yaptıkları evler tespit ediliyor kendilerini yönlendiren siviller belirleniyor, kısacası tüm ilişki çorap söküğü gibi ortaya çıkartılıyordu. Sonuçta dinci faaliyetlere katıldıkları kanıtlaman 100’e yakın öğrencinin ifadesi alınıyor, bunların içerisinde yönlendirici konumda olan 33 tanesinin okulla ilişiği kesiliyordu. Okuldan atılmayanlara ise ihtar cezası veriliyor, yakın denetime alınıyorlardı.

Soruşturmanın kuşkusuz en önemli bulgusu Kuleli’deki şeriatçı örgütlenmenin ardından tek bir grup vardı: Fethullahçılar…

Ahtapotun kolları. 1970’li yıllarda Fethullah Gülen adlı bir vaiz tarafından kurulan örgüt genellikle yükseköğrenim gençliğine yönelik etkinlikleriyle büyük bir atılım yapmıştı. Said-i Bursi’nin Nur Risalelerini okuyan Fethullahçılar pozitif bilimlere verdikleri önemle de dikkati çekiyorlardı. Devletle sürtüşmeye girmemeye büyük titizlik gösteren grubun orduya sızmaya çalışması değişen taktiklerinin bir parçasıydı.

Kuleli’deki operasyonun ardından, Ankara’da askeri lise yöneticileri Genelkurmay’da toplantıya çağrılıyor, elde edilen bulgulardan hareketle soruşturmaların yaygınlaştırılması kararlaştırılıyordu. Nitekim Bursa Işıklar’da 16, İzmir Maltepe’de 17 öğrencinin daha aynı grupla bağlantıları olduğu saptanıp ordudan uzaklaştırılıyorlardı. Atılanların dışında Kuleli’de olduğu gibi birçok öğrencinin de kulağı çekilmişti. Ayrıca Ankara’da Kara Harp Okulu’nda, Heybeliada Deniz Lisesi’nde, Beylerbeyi Astsubay Okulu’nda benzer soruşturmaların sürdüğü söyleniyordu.

Basılan, terk edilen evler. ‘Bir gün okul çıkışında yanıma biri yaklaştı. Benim zeki bir öğrenci olduğumu bildiklerini, istersem fen lisesi sınavına hazırlanmak için düzenledikleri parasız kurslara katılabileceğimi söyledi. Ben de gittim.’

Halen Kuleli’de okuyan A., gittiği evde fen öğretmeni İ.Ç:’yi de belirterek, kendisini onların önermiş olabileceğini söylüyordu. Evde yoğun bir şekilde fen kursları veriliyordu. Ek olarak da Nur Risaleleri okunuyor, video kasetleri izleniyordu. Durumdan haberdar olan ailesinin uyarısıyla A. kurslara devam etmekten vazgeçmişti. Ancak Fethullahçılar kendisini daha sonra okumaya başladığı Kuleli’de yeniden bulacaklardı.

A., birkaç kez Ortaköy’deki bir apartman dairesine okuldan arkadaşları tarafından götürüldüğünü, orada Nur Risaleleri, Sızın dergisi gibi yayınlar okunduğunu, kasetler izlendiğini, toplu namazlar kılındığını söylüyordu.

Nitekim söz konusu eve, ev sahibiyle bilikte giden Nokta muhabirleri terk edilmiş bir evle karşılaşıyorlardı. Evde mobilya, yatak cinsinden hiçbir şey kalmamıştı. Odalarda eski giysiler, ders kitapları ve bir koli içerisinde dini yayınlar bırakılmıştı. Duvarlarda Sızıntı dergisinin takvimi, aynı dergiden kesilmiş sayfalar evi terk edenler hakkında ipuçları veriyordu. Anlaşılan Kuleli’deki soruşturma haberi ev sakinlerinin apar topar evden kaçmalarına yol açmıştı. Apartmanda oturanlar evde Kabataş Erkek Lisesi ve İTÜ’den öğrencilerin kaldığını, ancak özellikle haftasonları evin dolup dolup taştığını, bunların içerisinde askeri öğrencilerin de bulunduğunu anlatıyordu. Bazı sabahlar Kur’an sesleriyle uyandıklarını sözlerine ekliyorlardı.

Bursa Altıparmak’taki Sönmez Apartmanı’nın birinci katı da bir zamanlar aynı işlevi görmüştü. Onur Aksüzek adındaki Fethullahçı mühendis ailesiyle yerleşeceğini belirterek kiraladığı dairede askeri öğrencileri ve diğer gençliği örgütlemeye çalışmıştı. Güvenlik güçlerinin bu eve yaptığı operasyonlarda ise Sızıntı ve yurtdışında basılan Hodri Meydan dergileri, video kasetler, teyp kasetleri bulunmuş, eve devam ettiği tespit edilen 10 askeri öğrencinin okullarıyla ilişkileri kesilmişti.

Çalışan kazanır! Öğrencilerin verdikleri ifadelerde Fethullahçıların askeri liselere sızmak amacıyla disiplinli bir çalışma yürüttükleri göze çarpıyordu. Askeri liselere girmek için Fen Lisesi sınavlarında üstün başarı gösterek, ek olarak, yapılan ikinci bir sınavı geçmek ve subaylığa elverişli bedensel özelliklere sahip olmak gerekiyordu. İlk aşamada Fethullahçılar okullara sokmak istedikleri gençleri yoğun bir şekilde fen derslerine hazırlamışlardı. Grup üyelerinin akrabalarından ve özellikle de Anadolulu yoksul ailelerden gelme zeki ve çalışkan ortaokul öğrencilerinden seçilen adaylar küçük şehirlerde evlerde, büyük şehirlerde ise grubun denetimindeki özel dersanelerde kurs görmüşlerdi.

Öğrenci ifadelerinde, İzmir’deki Akyazılı ORta ve Yüksek Öğretim Vakfı’na bağlı Akyazılı Oyev Dersanesi ile, İstanbul’daki Fırat Eğitim Merkezi Dersanesi’nin adı geçiyordu. Söz konusu dersanelerin yöneticileriyle konuşmaya çalışan Nokta muhabirleri her ikisinde de kendilerine muhatap bulamamışlardı. FEM’de müdür yardımcısı Ali Örer yetkili olmadığını, müdür Mehmet Demircan’ın ise henüz gelmediği belirtiyordu. Bir başka ‘yetkisiz’ müdür muavini Eyüp Kılcı’ya göre ise Demircan zaten iki gündür Ankara’daydı ve bir müddet gelmeyecekti. İzmir’deki dersanenin yetkilileri ile görüşmek de mümkün olmayacaktı.

Dönen dolaplar. ‘Belkemiğimden özürlüydüm. Rahat hareket edemiyordum. Akyazılı Dersanesi’ndekilere ‘Beni subay yapmazlar dedim. ‘Biz hallederiz.’ diye cevap verdiler.’

Bu sözlerin sahibi olan genç Bursa Işıklar Askeri Lisesi’nde hazırlık sınıfı öğrencisiydi. Aynı şekilde Kuleli’de de kulağı aktığı için subay olma şansını yitirecek bir öğrencinin Fethullahçılarla ilişkide olduğu soruşturmalar sırasında ortaya çıkmıştı.

Ayrıca Fethullahçılar’ın hazırladıkları çocuklara, askeri lise sınavları öncesimde, 36 adet edebiyat sorusu verdikleri iddia ediliyordu. Söylentiler, soruların Kara Kuvvetleri soru bankasından çalındığı üzerine yoğunlaşıyordu.

Öğrencilerin ifadelerinde başka ilginç noktalar da vardı. Örneğin Fethullahçılar sınav merkezlerine bizzat getirip gruba ait evlerde barındırdıkları öğrencilerin peşini kolay bırakmıyorlardı. Fethullahçılar’ın bedava kurslarına gidip okula girince ilişkisini kesen Işıklar Askeri Lisesi öğrencisi K., İstanbul’daki ailesinin sürekli olarak telefonda rahatsız edildiğini söylüyordu. K.’yı aralarına dönmezse ihbar etmekle tehdit ediyorlardı.

Gerek sınavlara hazırlanırken, gerekse de daha sonraları öğrenciler, kendilerine çok iyi muamele edildiğini anlatıyorlardı. Fethullah Hoca’nın kasetlerinden bıkmasınlar diye teakvando, karate filmleri gösteriliyor, sık sık pikniğe çıkılıyordu. Ayrıca yoksul öğrencilerin ailelerine de maddi yardım yapılıyordu.

Ya Fethullah Hoca? Askeri okulları karıştırmayı ‘başaran’ Fethullah Hoca neredeydi? Nokta’nın tespitlerine göre, İzmir’deki evinde uzun süredir görünmüyordu. Sık sık geldiği İstanbul’da da. Bir söylentiye göre Erzurum’a gitmişti. Ama nerede olursa olsun, kendisini bir eve kapatıp ‘2000’li yıllara kadar dişini sıktığı’ söylenebilirdi.




Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

26.05.2017 Darbenin siyasi ayağı bilmecesi
15.08.2016 Un reportage du 28 décembre 1986 – les Fethullahçı, le groupe religieux qui a réussi à infiltrer l’armée
11.02.2016 Hesabên herdu aliyan ên xelet şerê heyî kûrtir dike
29.08.2015 Interview with the Director of Religious Affairs Mehmet Görmez on Salafism, ISIS and Turkey (full text)
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
31.03.2015 Die Staatskrise und ihre möglichen Auswirkungen auf den Lösungsprozess
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı

Son makaleler (10)
26.05.2017 Darbenin siyasi ayağı bilmecesi
25.05.2017 Tanıdığım İslamcılar ve Akif Emre
23.05.2017 Manchester saldırısı neyin habercisi?
22.05.2017 ABD destekli yeni mezhep savaşları yolda
21.05.2017 AKP’nin yeni MKYK’sı: Erdoğan’ın mutlak kontrolünde son aşama
19.05.2017 AKP’de ikinci Erdoğan dönemi
16.05.2017 Trump-Erdoğan görüşmesi hakkında hızlı ve kısa bir değerlendirme
16.05.2017 Gülen’in Washington Post yazısı üzerine
15.05.2017 Trump ile Erdoğan anlaşabilir mi?
10.05.2017 Trump’ın YPG’ye silah vermesinin anlamı