Nakşibendiliğin Erenköy cemaati yaşananların adını koydu: Toplumsal çürüme

14.10.2026 medyascope.tv

14 Ekim 2026’da medyascope.tv'de yaptığım değerlendirmeyi yayına Gülden Özdemir hazırladı

Merhaba, iyi günler, iyi sabahlar.
Bugün Silivri'de Ekrem İmamoğlu'nun savunması başlıyor, cumartesi günü dahil dört gün boyunca savunma yapabilecek. Buna avukatların savunması da dahil, açıkçası bu kadar uzun bir süre verilmiş olması beni biraz şaşırttı, yargıcın, mahkeme reisinin kısa tutturmak isteyeceğini düşünmüştüm ama dört gün, tabii ki avukatlarınki de dahil olmak üzere, yine de fena değil ve bir siyasi savunmaya tanık olacağız belli ki. Ben de ilk günü, yani bugünü Silivri'de bunu izleyeceğim, sonraki günlerde ne kadarını izleyebileceğimi bilemiyorum ama yakından takip edeceğim. Ve bu sabahın yayınını da bu konuya ayırmayı düşünüyordum, fakat dün akşam saatlerinde sosyal medyada önüme bir metin düştü, Aziz Hüdai Vakfının bir çağrısı: “Toplumsal çürümeyi kabullenmiyoruz, insan kalmak için bir çağrı...” İki sayfalık bir şey. Şimdi burada şunu vurgulamak lazım, Mahmud Hüdai Vakfı, bu Türkiye'de Nakşibendiliğin Erenköy cemaati olarak bilinen yapısının, kolunun kurumu, başında Osman Nuri Topbaş var. Osman Nuri Topbaş’ın liderliğindeki diyelim ya da şeyhliğindeki bu cemaat Türkiye'de belli bir, özellikle cumhuriyet tarihinin belli bir anından itibaren önemli roller oynadı. Ticaret alanında çok güçlüler, zaten en çok güçlü oldukları yerlerden birisi de bu. Ama eğitim alanında sadece Türkiye'de değil, Türkiye dışında da — Suriye'de de varlar, Orta Asya'da da varlar — faaliyet gösteren çok önemli bir yapı ve iktidara yakın bir yapı olarak bilinir, fakat zamanında BİM marketlere getirilen cezalar gibi konularda iktidarla, Erdoğan yönetimiyle aralarında sorun çıktığı da iddia edilmişti ve ben de o tarihlerde bununla ilgili yayınlar yapmıştım. Şimdi burada toplumsal çürüme... Toplumsal çürüme lafını ilk bize kim söyledi? Aralık 2023'te bir kadın sosyal bilimci bir sokak röportajında söyledi, Zeliha Bürtek söyledi. Bir ona bakalım, sonra devam edelim.
Soru: Durumlar nasıl, geçinebiliyor muyuz?
Zeliha Bürtek: Yani bilinen bir şey sorulur mu? Bence Türkiye'nin başka bir gerçekliği var, bu gerçeklik iktisadi gerçeklik değil; sosyal çürüme var şu anda Türkiye'de. Dünya tarihi iktisadi olarak her zaman toparlandı, bir sürü krizler gördü, ekonomi her zaman toparlanır, kapital kendini yok etmez ama sosyal çürümeyi düzeltemezsiniz. Şu anda Türkiye'de sosyal çürüme var, bunun düzelmesi için... Çok zor, çok zor, dönüşü olmayan bir yerdeyiz.
Evet, elinde kedisiyle, kedisini taşırken bir kadın, vatandaş olarak soruluyor, sonra öğreniliyor ki sosyolog ve daha sonra medyaya da çıktı, Medyascope'ta da kendisini konuk ettik. O "sosyal çürüme" diyordu, Erenköy cemaati "toplumsal çürüme" diyor. Evet, Osman Nuri Topbaş şu andaki fiilen bu cemaatin başındaki kişi. Burada birtakım hususlar var: sanal bahis var, televizyonlarda cemaate göre fuhşu teşvik eden diziler, yayınlar var, sanal bahis var ve uyuşturucu var, bunlar var; ama bir de fon var, fon krizi var. Şimdi tabii ki en çarpıcı yönü bu, dün de nitekim birtakım yayın organları oradan bu olayı gördü. Toplumsal çürüme derken bir İslami cemaatin kumardan, uyuşturucudan, fuhuştan bahsetmesi çok normal. Ama 25 yıldır ülkeyi yöneten bir parti, İslami iddialı bir parti diyelim ve Erdoğan, Erdoğan'ın dindarlığı ve zaten cemaat de Erdoğan'ı çok yakından tanıyor, buna karşılık şunu diyor cemaatin bildirisinde: ‘‘Fon krizi çürümenin cüzdana da sıçradığını ilan etti. Helali haramı ayırmadan köşeyi dönmek marifet oldu’’ diyor. Yani çürümenin bir ayağı olarak fon krizini gösteriyor, ama bir diğer husus da şu: ‘‘Fon krizi bir kaza değil; denetimsizliğin, göz yummanın ve kayırmacılığın sonucudur. Suçlular ve sorumlular hesap vermeden kimse güvenden söz edemez.’’
Burada kim eleştiriliyor? Tabii ki ülkeyi yönetenler. Adı verilmiyor tabii ama bu ‘‘göz yumma, denetimsizlik, kayırmacılık, suçlular ve sorumlular’’, yani bir burada haksız yere para kazananlar ya da parayı ceplerine atanlar ve de bu zemini hazırlayan sorumlulardan bahsediyor. Bu çok net bir karşı duruş, bir meydan okuma aslında. Ve bir diğer bölümünde de şöyle bir şey var: ‘‘Sadece şikayet eden, alternatif üretmeyen, güçlünün yanlışına susup sadece zayıfın hatasını dile getiren bir ahlak söylemi — bu çok çarpıcı — güçlünün yanlışına susup sadece zayıfın hatasını dile getiren bir ahlak söylemi inandırıcılığını kaybetmeye mahkûmdur. Yolsuzluğa, torpile ve kul hakkına susan ahlaktan bahsetme hakkını da kaybeder.’’ Geçen bir yayın yapmıştım biliyorsunuz, ‘‘72 saat bile sürmeyen çıkış’’ demiştim. Serkan Bayram'dı yanlış hatırlamıyorsam, AK Parti'nin İstanbul milletvekilinin fon krizi çıkışı. Sonra özür diledi vesaire. Ama Erenköy cemaatinin böyle bir şey yapacağını sanmıyorum. Tabii ki diyeceklerdir ki, ‘‘Biz bunu ortaya söyledik. Burada yanlış olan nedir?’’ diyeceklerdir herhalde, ama böyle bir ortamda tam fon krizini iktidar bir şekilde yönetmeye çalışırken, sümen altına atmaya çalışırken bu çıkış benim için çok önemli. Ne kadar etkili olur bilmiyorum, ama bir cemaat, Erdoğan'ı çok yakından tanıyan bir cemaat risklerini bilerek — çok riskli bir çıkış, o kesin — bunları söylüyorsa buraya değinmek, altını çizmek lazım diye düşündüm. Bundan sonrasının ne olacağını bakalım görelim. Artık yarın sabah size Silivri'den izlenimlerimi anlatırım, Ekrem İmamoğlu'nun beklenen savunmasının ilk izlenimleri. Neler söylediklerini yarın sabah anlatırım. Ama bugün bir aksilik olmazsa saat 13.00'te Silivri'den de canlı yayında ilk aşamasını, en azından savunmanın ilk aşamasını sizlere aktaracağız.
Bugünün ithafı yıllar önce 33 yaşında hayatını kaybetmiş bir kült isim diyelim. Kült mü deniyor, öyle diyelim, fetiş oldu artık. Bruce Lee'den bahsetmek istiyorum. 1973'te öldü, bizim çocukluğumuz Bruce Lee ile geçti, karate filmleriyle geçti ve hâlâ, hâlâ çok konuşulan, edilen bir isim Bruce Lee, efsane bir isim, 33 yaşında ölmesine rağmen. Bir Çinli ama San Francisco'da doğmuş, sonra Hong Kong'da büyümüş. Sonra tekrar ABD'ye gelmiş, üniversite okumaya Washington eyaletinde Seattle'a yerleşiyor. Ama Uzak Doğu sporları eğitimi veriyor ve filmler, Hong Kong'da çevirdiği filmler, ABD'de çevirdiği filmler ve tüm dünyanın bildiği ve en önemlisi de bu Uzak Doğu sporlarının, ki genellikle dövüş sanatı olarak da söyleniyor, onların tüm dünyaya yayılmasına neden oluyor. Çocukluğumuzda İstanbul'un dört bir tarafında salonlar açıldığına tanık olmuştuk. Eşiyle görüyorsunuz. O tarihte, evlendikleri tarihte, 1964, üniversiteden arkadaşı. Farklı ırklar arasında evlenmek çok mümkün değilmiş ve gizlice evlenmişler. Ve oğlu da o da erken öldü. Brandon Lee de sinemada bir şeyler yapmaya çalıştı, ama o da erken bir yaşta hayatını kaybetti. Bruce Lee sadece dövüş sporları yapan değil, dövüş sporlarıyla birlikte Uzak Doğu dinlerini ve felsefesini de anlatan, anlatmaya çalışan birisiydi. Zen Budizm, Taoizm gibi inanışları tüm dünyaya bir şekilde aktarmaya çalışan birisi. Bir de, bilmiyordum, şiir de yazarmış, çok değişik şiirlermiş, hiç karşıma çıktığını hatırlamıyorum. Ama biz zaten Bruce Lee'yi çocukken gördük, o zaman onun şiirleriyle ilgilenecek yaşta değildik ve öyle imkanlarımız da yoktu. Ama bugün yıllar sonra hâlâ Bruce Lee'yi ben hatırlıyorsam, herhalde dünyanın dört bir tarafında da hatırlanıyordur. Ki ben hiç karate, taekwondo öyle şeylerle ilgilenmedim, ama izledik, bütün filmlerini izledik. Böyle bir seri halinde hareketler yaptığı, çok insanın ağzı açık kalırdı ve tabii ki sonra yatılı okulda, yatakhanede herkes birbirine karate hareketleri çekerdi. Bruce Lee'yi saygıyla ve sevgiyle anıyorum.
Söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.       



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
18.10.2026 İmamoğlu'nun savunmasının ardından: "Beni teslim alamayacaksınız!”
17.10.2026 Fon krizinin üstü örtülebilecek mi?
16.10.2026 İmamoğlu'nun savunmasının ikinci gününden izlenimler: "Aklanması gereken kişi ben değilim”
15.10.2026 İmamoğlu'nun savunmasının ilk gününden izlenimler: "Bu bir çöküş hikayesidir”
14.10.2026 Nakşibendiliğin Erenköy cemaati yaşananların adını koydu: Toplumsal çürüme
14.10.2026 Halk TV olayı bize neler söylüyor?
13.10.2026 Erdoğan taraftarları fon krizine nasıl tepki veriyor? | Feyza Akınerdem anlatıyor
12.10.2026 Fon krizi muhalefete rağmen iktidarı sarsmaya devam ediyor
12.10.2026 Devrimciler: Yarım yüzyıl sonra 78 kuşağını anlamak
11.10.2026 Gazetecileri sahipsiz olan bir ülkeyiz
18.10.2026 İmamoğlu'nun savunmasının ardından: "Beni teslim alamayacaksınız!”
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı