'Kürt açılımı'ndan 'Türkiye atılımı'na

02.08.2009 Vatan

Polis Akademisi'ndeki Kürt açılımı çalıştayını önce gazetelerden öğrendim. Haberlere göre, başta ABD olmak üzere Batı ülkelerinde sıkça uygulanan bir yöntem ülkemize de taşınacaktı: Devleti yönetenler, medya mensupları ve öğretim üyeleriyle bir araya gelecek, ülkenin en can alıcı sorununu bütün yönleriyle masaya yatıracaktı. Beklediğim olmadı. Polis Akademisi'nin yöneticileri -ki moderatörlüğün ötesine pek geçmediler, geçmek istemediler- ve bazı mensupları dışında sadece İçişleri Bakanı Beşir Atalay vardı. Yani yazıldığı gibi ne MİT Müsteşarı, ne Başbakanlık Müsteşarı, ne Emniyet Genel Müdürü. Bakan Atalay da bütün toplantıyı baştan sona izleyip not almakla birlikte, sondaki kısa teşekkür konuşması dışında ağzını açmadı.

Başka eksikliklerde vardı. Örneğin gazeteciler arasında Kürt kökenli -bildiğim kadarıyla- kimse yoktu. Katılımcıların büyük çoğunluğu uzun süredir Kürt sorunu üzerine yazıp çizen, kalıcı bir çözüm için gayret gösteren ve hükümetin, en azından son Kürt açılımına umutla bakan isimlerdi; bu açılıma eleştirel, en azından epey mesafeli duran meslektaşlarımız da ya davet edilmemişti ya da mazeret bildirip gelmemişti.

Yine de çok verimli, olumlu bir çalıştaydı. Her ne kadar katılımcıların çoğunun görüşlerini biliyorduysam da bu çalıştaydan çok şey öğrendiğim açık. Beni en çok etkileyen, sorunun tarifi ve çözüm önerilerinde hemen her katılımcının "makul" olanı arama, ancak işi yokuşa sürmemeye özen gösterme gayretiydi.

15 gazeteci söz aldı...

15 gazeteci de söz aldı; kimi çok uzun konuştu, kimisi özlü. Sorununun hemen her boyutu derinlemesine ele alındı, somut çözüm önerilerinden ziyade nasıl bir siyasi, toplumsal ve uluslararası zeminde çözüm arandığı ile bu süreçte yöntem ve üslubun nasıl olması gerektiği tartışıldı.

TBMM'nin ve muhalefet partilerinin süreçte nasıl bir rol oynayabileceği üzerine de kapsamlı tartışmalar yaşandı. Hemen herkes AKP+DTP=çözüm denkleminin gerçekçi olmadığında birleşti fakat CHP ve MHP başta olmak üzere muhalefetin sürece bakışı konusunda farklı yorumlar yapıldı.

Benzer çalışmalar için iyi örnek

Ben MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin bugüne kadar, mevcut çatışmanın sokağa yansımaması konusunda göstermiş olduğu dikkat ve özene dikkat çekip, bu partiyi sürecin önündeki en büyük engel gibi gösterilmesinin haksız ve yanlış olacağını vurguladım.

İlginçtir, katılımcılar arasında askerin
siyasetle (ve dolayısıyla Kürt sorunuyla) ilgisini en sert şekilde eleştiren birçok isim bulunmakla birlikte "TSK ne der, ne yapar?" gibi sorular hiç dile getirilmedi.

Çalıştayda en çok "Kürt sorununun çözümü Kürt olmayanlara ne kazandıracak?" sorusunun cevabı da arandı ve bu konuda
Türkiye'nin her bakımdan, ama en çok da ekonomik olarak önünün açılacağı söylendi. Buradan hareketle "Kürt açılımı" nın bir "Türkiye atılımı" na dönüşmesi temennisiyle sona eren çalıştayın, benzer çalışmalar için iyi bir örnek oluşturduğunu söyleyebilirim.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
29.03.2026 Siyasetçilerin özel hayatı var mıdır?
29.03.2026 İran savaşı ilk bir ayında bize neler öğretti?
28.03.2026 Trump’ın hükmettiği bir dünyada yaşamak
27.03.2026 Kürt siyasi hareketinde taşlar yerinden oynuyor: “Mekanın sahipleri geliyor”
26.03.2026 Akın Gürlek olayında saflar iyice karıştı
25.03.2026 CHP’nin bağımsız medyaya ihtiyacı var ama işi çok zor
24.03.2026 Fethullahçılar CHP’ye operasyon mu çekiyor?
23.03.2026 Hafta Başı (75): İran savaşında kritik günler | Malvarlığı tartışması sürüyor
23.03.2026 İslam, Otoriterlik ve Geri Kalmışlık: Prof. Ahmet T. Kuru yeni kitabını anlatıyor
23.03.2026 Behlül Özkan ile söyleşi: Trump Hürmüz Boğazı konusunda niçin çark etti?
29.03.2026 Siyasetçilerin özel hayatı var mıdır?
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı