Fethullah Hoca büyük oynuyor

14.12.1994 Milliyet

Başbakan Tansu Çiller’in konutuna davet ettiği Fethullah Gülen 26 Kasım 1989’da İzmir Hisar Camii’nde yaptığı ve aynı anda 35 camide yayınlanan ünlü vaazını şu sözlerle bitirmişti:
“Anarşistlerin oyununa gelmeyin. Biz muhabbet fedaileriyiz. Huzur ve itminanın, emniyet ve güvenin yayındayız. Bunu gösterecek, bunu temsil edeceksiniz. Çünkü dünya sizin soluklarınıza muhtaç. Dünya sizi bekliyorken küçük oyunlara gelmeyin. Siz soluklarınızı Özbekistan’da, Türkmenistan'da, Mengüşistan’da, senelerden beri insanı tebid edilen Kırım’da soluklayacaksınız. Sizi bekliyorlar. Elinizde Kuran, elifba cüzleri, bantlar, oraya gidecek, Hz. Muhammed’i anlatacaksınız. Büyük işler sizi bekliyor. Küçük işlerin altında kalıp ezilmeyin. Allah yardımcımız olsun.”
Daha Sovyetler Birliği parçalanmadan ve Türk cumhuriyetleri bağımsızlıklarını ilan etmeden cemaatini uyaran Fethullah Hoca, bugün yalnızca Türkiye’nin en güçlü, yaygın ve etkin İslami cemaatini yaratmakla kalmadı. Bugün Orta Asya, Kafkaslar ve Müslümanların yaşadığı hemen her yerde Gülen’i “Hocaefendi” olarak kabul edenlerin kurdukları dernek, vakıf ve şirketler Kuran kursları, okullar açıyor, yayıncılık yapıyor. Cemaatin denetimindeki Zaman Gazetesi’nin künyesinde yer alan yurtdışı temsilcilikler listesi de bunu kanıtlıyor: ABD, Almanya, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Tataristan, Başkırdistan, Bulgaristan, Makedonya, Romanya, Kıbrıs.
 
SESSİZ VE DERİNDEN
Fethullah Hoca uzun yıllar boyunca genel kamuoyu önüne çıkmamaya gayret etti. Hakkında çıkan yazıları avukatı Feti Ün’ün tebligatlarıyla tekzip eden Gülen ilk ve şimdilik son kez kendi cemaati tarafından çıkartılan Zaman Gazetesi’ne röportaj verdi. Ardından Zaman Gazetesi ve Samanyolu TV çalışanlarının bazılarının kurucu olduğu Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın 30 Haziran 1994’te İstanbul Dedeman Oteli’ndeki açılış toplantısında bir gazeteci ordusu karşısında yaptığı konuşmada Türkiye’nin demokrasi yolundan dönmesinin mümkün olmadığını söylemiş ve salondakileri laik - antilaik geriliminin yumuşatılması için göreve davet etmişti.
Gülen, Çiller’le yaptığı görüşmeyle ilgili olarak basına yolladığı açıklamada “Hiçbir grubun içinde veya başında olmadım. Hele şucu - bucu gibi ayrım ortaya koyan ifadelerden hep nefret ettim. Allah’ın Kuran’daki emri gereği can vermek en büyük hedefimdir. Bu yüzden ne şeyhim, ne şeyhlik iddiasındayım. ‘Fethullahçılık’ diye bir şey ise katiyen söz konusu değildir" diyor.
Erzurum doğumlu olan Gülen 1970’li yıllarda özellikle İzmir’deki vaazlarıyla ünlü bir Nur talebesiydi. İçinde bulunduğu Yeni Asya adlı Nurcu çevreyi “Demirelcilikten, imam hakikatlerini anlatmaya vakit bulamamakla” eleştirip koptu. Hakkında ortaya atılan, Milli Selamet Partisi’ni desteklediği iddiaları ise 24 Haziran 1980'deki vaazıyla geçersiz kıldı.
Önceki günkü açıklamasında "Ülkemizin geleceğinin ve Allah yolunda hizmetin eğitimden, dolayısıyla okuldan ve medyadan geçtiğini yıllarca kürsüden ifade ettim” diyen Gülen’in çevresindekiler bir yandan özel kurslar ve kolejlere yönelirken diğer yandan yayın faaliyetine girişti.
İlk olarak Sızıntı adlı aylık dergiyle yola çıkan cemaat ardından Yeni Ümit adlı bir dergi çıkardı. Daha sonra Zaman Gazetesi cemaatin denetimine girdi, Samanyolu TV faaliyete geçti.
 
GÖZYAŞI, SABIR, DEVLET, MİLLET
Gülen bir süre M. Abdülfettah Şahin müstearıyla, ağlayan çocuk posteriyle reklam yapan Sızıntı’da başyazı yazdı. Konuşma ve yazılarında "gözyaşı, sabır, devlet ve millet”i temel aldı. 12 Eylül’ü “Ümidimizin tükendiği yerde. Hızır gibi imdadımıza yetişen Mehmetçiği, istihalerin son kertesine varabilmesi dileğimizi arzediyoruz" diye öven Gülen askeri darbe ardından arananlar listesinde yer aldı.
Her vesileyle orduya, devlete itaati öğütleyen, bu nedenle radikal İslamcılar tarafından hiç sevilmeyen cemaate bağlı özel dershanelerde eğitilen çocukların askeri okullara yerleştirildiği 1986 yılında ortaya çıkarıldı ve bu kişiler okullardan atıldı. Buna rağmen, Turgut Özal’la iyi ilişkiler kuran cemaat devlet katındaki meşruiyetini hep korumayı bildi. Küçük işlerle oyalanmak yerine büyük oynamayı öğütleyen Fethullah Hoca bu meşruiyetini perşembe günü Başbakanlık Konutu’na çıkarak perçinledi.

Yazının orjinal hali




Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
24.06.2019 Yepyeni Türkiye’nin ilk günü
21.06.2019 Erdoğan’dan İmamoğlu’na Öcalan dopingi
20.06.2019 Dejavu! Film aynı, 25 yıl sonra oyuncular değişti
20.06.2019 Transatlantik: ABD-İran gerginliği, Mursi’nin ölümü, 23 Haziran seçimleri & S-400/F-35 krizi
19.06.2019 Saldıran kaybediyor!
18.06.2019 Erdoğan yeniden ipleri eline aldı ama kaybı engelleyemiyor. Neden?
17.06.2019 Herkes memnun: Tüm yönleriyle Yıldırım-İmamoğlu yayını
17.06.2019 Bekir Ağırdır ile “Yeniden İstanbul Seçimleri”: Değişenler ve değişmeyenler
14.06.2019 Yıldırım-İmamoğlu tartışması: Sakin olan kazanacak
14.06.2019 Ahmet Taşgetiren ile söyleşi: 23 Haziran’a doğru Türkiye
24.06.2019 Yepyeni Türkiye’nin ilk günü
23.06.2018 Turkey's Troubles Continue as Elections Loom
15.08.2016 Un reportage du 28 décembre 1986 – les Fethullahçı, le groupe religieux qui a réussi à infiltrer l’armée
11.02.2016 Hesabên herdu aliyan ên xelet şerê heyî kûrtir dike
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
31.03.2015 Die Staatskrise und ihre möglichen Auswirkungen auf den Lösungsprozess
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı