Abdullah Öcalan: “Demokrasinin yolu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer”

19.08.2026 medyascope.tv

19 Ağustos 2026 medyascope

PKK lideri Abdullah Öcalan, İmralı heyetiyle 1 Ağustos Cumartesi günü yaptığı son görüşmede “Özgür Bey’e (Özel) özel selamlar” deyip şöyle devam etmiş: “Demokrasinin yolu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer.”

Bu cümle ilk karşıma çıktığımda bir gazeteci olarak çok etkilendim, ama çok şaşırdığım da söylenemez. Zira tam Öcalan’ın ağzından çıkabilecek tarzda, özgüven dolu, meydan okuyucu bir görüş.

Fakat bu cümlenin ürkütücü bir yanı da var. Her türlü spekülasyona, polemiğe, sert tartışmaya neden olabilecek bir cümle söz konusu. Öcalan’ın görüşme notlarından daha önce birçok kez, hemen hepsi çok ilgi gören haber yapmış ama bu nedenle DEM Parti çevrelerinden sert -ve kırıcı- eleştirilere muhatap olmuş bir gazeteci olarak bir süre tereddüt ettim.

Bu sabah yaptığım “Silivri mi, İmralı mı?” yayınının ilham kaynağı da bu cümleydi. Daha sonra benden deneyimli bir meslektaşımın cesaretlendirmesiyle bu haberi/yazıyı gecikmeli de olsa kaleme almaya karar verdim.

“Biz AKP’lilerle değil, devletle tartışıyoruz”

Cümlenin hangi bağlamda geçtiğine bir bakalım: Heyet kendisine “Özgür Özel’in bir açıklaması oldu. Sürece destek veriyordu. Kürt sorunu kendileri açısından stratejik bir konu ama önce yasayı görmek istediklerini belirtiyorlar” deyince Öcalan şöyle diyor:

“Özgür Bey’e özel selamlar. Bir yetkilisi Meclis İzleme Kurulu’na katılmalı. Ben bu kurulu CHP için dayattım. ‘Acaba bizi mi tasfiye ediyorlar, Cumhur İttifakı ile birleştiler, bizi mi yok edecekler?’ diyorlar ya… Her gün hukuk ve demokrasi diyorlar. Bunun yolu bu çalışmadan geçer. Biz AKP’lilerle değil, devletle demokratik hukuk çözümünü tartışıyoruz. ‘Hukuk ve demokrasi kanalını açmak herkes için hele sizin için son şanstır’ demelisiniz. Demokrasinin yolu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer.”

“Bu solcular için de bir fırsat, şerefli bir ortaklıktır”

Öcalan söz konusu görüşmede Türk solu için de bazı mesajlar veriyor:

“Solcular da cumhuriyet dışıdır. Sol grupları da dahil edeceğiz. Hem solculuklarını hem cumhuriyetçiliklerini karşılayacak bir harekete ihtiyaç var. Bunun hazırlığına girin (…) Büyük bir cumhuriyet hamlesine bir halk olarak, kültür olarak katılıyoruz. Solcular da anlamıyorlar. İlk yüzyılda hepsi işkenceden geçti. Biz bu yüzyılda demokratik cumhuriyetle bütünleşiyoruz. Bu solcular için de bir fırsat, şerefli bir ortaklıktır.”

“Artık siz engelleseniz bile cumhuriyetçi olacağız”

Öcalan yeni dönemde Kürt siyasi hareketinin yaşayacağı dönüşümü şöyle anlatıyor:

“Yasa çıkarsa tüm örgüt formatımız değişmek zorunda. HDP kurulduğunda böyle bir durum yoktu, bu akla bile gelmiyordu. 2013 yılında bir diyalog kapısı açıldı ve bu HDP’yi doğurdu. Bu süreç tümüyle örgütsel yapımızı, ideolojik programımızı gözden geçirmeyi gerektirir. Yasadan sonra tüm hareket planlarımızı, siyasi çalışmalarımızı yasayla uyarlı hale getirmek için görüşmeler yapacağız.

Benim şimdi organize edeceğim hareket, Demokratik Toplum ve Cumhuriyet hareketidir. Eskiden bağımsızlıkçıydık. Artık siz engelleseniz bile cumhuriyetçi olacağız. Bunun hem tarihsel hem de toplumsal zemini var. Çünkü Kürtler henüz cumhuriyete katılmamış.“

“Bu, 86 milyon için yapılacak büyük bir hizmettir”

Öcalan dokuz gün önceden çerçeve yasanın geçmesine kesin gözüyle bakıyormuş:

“Ben yasanın çıkmasını bekliyorum. Yasa çıktıktan sonra herkes beni duyacak. En az cumhuriyetin kuruluşundaki çalışma ve fedakârlık kadar, ki cumhuriyet Kürtlersiz kurulmadı. En az başlangıçtaki kadar bir demokratik cumhuriyet çalışması sözü veriyorum.

Bu 86 milyona, herkese gerekir. 86 milyon için yapılacak büyük bir hizmettir. Bölgenin ve ülkenin kaderini etkileyecek, demokratik bir anayasanın önünü açacak, ekonomik olanakları büyütecek bir sürecin önünü açacak.

Demokratik cumhuriyete sonuna kadar kapı aralanıyor. Buna bir bayram coşkusuyla yaklaşılabilir. Bin kilometrelik yolun ilk adımı. Bin kilometrelik bir yol için ilk adımı atıyoruz. Herkese demokrasi için bir adım atmış oluyoruz.”



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
23.08.2026 Furkan Vakfı olayı: Dindarın dindara yaptığı
22.08.2026 Artık kimse dağa çıkmasın!
19.08.2026 Abdullah Öcalan: “Demokrasinin yolu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer”
16.08.2026 Cübbeli Ahmet Hoca'ya da sıra gelir mi? |
15.08.2026 Yoksa Süleymancılara kayyum mu atanacak?
14.08.2026 Süleymancılar niçin hedef alındı? Sırada hangi cemaatler var?
13.08.2026 Resul Emrah Şahan ile söyleşi: “Siyaset, toplumdaki hazır öfkenin arkasından sürüklenmek değildir”
13.08.2026 Özgür Özel'i anlamak
12.08.2026 Süreç nasıl toplumsallaşır?
11.08.2026 YENİ Parti mahalle baskısı kurbanı oldu
23.08.2026 Furkan Vakfı olayı: Dindarın dindara yaptığı
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı