İmamoğlu “İkinci Erdoğan” mı?

27.02.2022 medyascope.tv

Ekrem İmamoğlu’nun “İkinci Erdoğan” mı olduğu/olacağı sorusu İstanbul seçimlerini kazanma ihtimalinin artmasıyla başladı, kazanınca, özellikle ikinci kez daha fazla fark atarak kazanınca iyice yaygınlaştı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onu engellemek için herseye denemeye başlamasıyla da zirveye çıktı. Bu soru haklı, isabetli, meşru, kısacası iyi bir soru. Bunun üzerinden sadece iki siyasetçiyi değil Türkiye’yi de tartışma imkanımız olabilir.
Öncelikle ortak noktalara bakalım: İkisi de Karadenizli. Erdoğan aslen Rizeli ama İstanbul Kasımpaşa doğumlu; Erdoğan Trabzon Akçaabat doğumlu ama İstanbul Beylikdüzü ile özdeşlemiş biri. (Aslında komşu olmakla birlikte Trabzon ile Rize arasında epey farklılık vardır ama biz benzerliklerin daha çok olmasını önemseyelim)
İkisi de genç denebilecek yaşta (Erdoğan 40, İmamoğlu 49) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.
İkisi de genç ama hırslı olmaları nedeniyle daha baştan İstanbul ile yetinmeyeceklerini gizlemediler. Erdoğan “İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır” sözünü hayata geçirdi ve 20 yıldır neredeyse tek başına yönetiyor. Şimdi İmamoğlu’nu benzer bir geleceğin bekleyip beklemediğini merak ediyoruz.

Aşağıdan yukarıya ve yukarıdan aşağıya

Benzerliklerin yanında ciddi farklılıklar da var:
Erdoğan Refah Partisi’nden İstanbul belediye başkanlığı adaylığını söke söke aldı. Zira yükseliş halindeki RP’nin, diğer merkez partilerinin kıyasıya yarışta olması nedeniyle İstanbul’u kazanma ihtimali belirince milliyetçi-muhafazakâr güç odakları Necmettin Erbakan’a Ali Coşkun, Korkut Özal gibi daha “kabul edilebilir” bir adayı dayattılar, fakat İstanbul İl Başkanı olan Erdoğan direndi ve aday oldu.
İmamoğlu ise belki de istemeyerek adaylığı kabul etti. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, akıllıca olduğu ispatlanan bir stratejiyle çok meşhur olmasa da yıpranmamış ve iddialı bir ilçe belediye başkanı arayışına girip Beylikdüzü’ndeki İmamoğlu’nda karar kıldı. İddiaya göre “garanti” olan Beylikdüzü yerine kazanma şansı imkansıza yakın olan büyükşehir adaylığını başta istemeyen İmamoğlu bir şekilde riski göze aldı ve evet dedi.
Erdoğan seçimi, oluşumunda epey emeği bulunan RP İstanbul teşkilatının olağanüstü gayretiyle kazanırken, İmamoğlu’nun şansı, CHP İstanbul örgütünün başında Canan Kaftancıoğlu’nun bulunmasıydı.


İktidarların çözüldüğü dönemlerin öne çıkardığı isimler

Erdoğan ve İmamoğlu’nun bir ortak özelliği de, ikisinin de siyasi iktidarların yönetememe krizi dönemlerinde ortaya çıkmaları. Ama burada da bir fark söz konusu: Erdoğan iktidarı sırayla ve bazen birlikte paylaşan merkez partileri koalisyonun çözülmeye başladığı bir sırada“merkez dışı”, hatta “merkez karşıtı” olarak algılanan ve hızla yükselen RP’nin parlayan yıldızıydı. İmamoğlu da iktidar koalisyonunun (Erdoğan+Bahçeli) çözülmeye başladığı bir dönemde, tek bir partinin değil bir başka koalisyon sayesinde çıkış yapabildi. 

İdeolojik farklılıklar

Erdoğan ile İmamoğlu arasındaki en ciddi fark kuşkusuz ilkinin İslami hareket içerisinden gelip merkeze yerleşmesi, ikincisinin de dindar kimliğini gizlememek, hatta sık sık hatırlatmakla birlikte hep merkez siyaset içerisinde yer alması. Öyle ki CHP’li olmasına rağmen İmamoğlu’nun adını Turgut Özal’ın ANAP’ı ile birlikte ananların sayısı hayli yüksek.
Erdoğan’ın yükselişi, Türkiye ve dünyada İslami hareketin yükselişiyle birlikte mümkün olabilmişti. Günümüz Türkiye ve dünyasında “merkez siyaseti”nin yeniden yükselişte olduğuna emin değilim. Fakat ülkemizde muhalefeti birleştiren en önemli hususun Erdoğan aleyhtarlığı olduğu, yakın zamana kadar onu desteklemiş olanlardan da artık bu filmin bitmesini isteyenlerin sayısının arttığı muhakkak.

Benzerlerin savaşı

Tekrar soruya dönecek olursak: Erdoğan’ın gitmesini isteyenlerin önemli bir kısmı hâlâ ona çok fazla (bana göre hak ettiğinin epey ötesinde) bir güç atfediyor ve onu ancak yine kendisine benzeyen birinin yenebileceğini düşünüyorlar. (Bu noktada, ne zamandır çok fazla ortada gözükmeyen Cezmi Ersöz’ün o meşhur kitap adını, “Ancak Bir Benzerim Öldürebilir Beni”yi hatırlamamak mümkün değil.) Bu nedenle İmamoğlu’nun Erdoğan ile benzerliklerinin altını çok daha kalın bir şekilde çiziyorlar.
Ben de İmamoğlu ile Erdoğan’ın benzerliklerinin daha fazla olduğu kanısındayım. Örneğin sürekli olarak birbirlerini takip edip birbirlerine laf etmeleri boşuna değil. Fakat Türkiye’nin Erdoğan dönemini ikinci bir Erdoğan ile kapatabileceğinden, kaldı ki bunun iyi bir fikir olduğundan emin değilim.

Sonuç olarak Erdoğan’ı çok andırıyor olması (ve bundan pek rahatsız gözükmemesi) İmamoğlu’nun “İkinci Erdoğan” olmasını zorlaştırma ihtimalini yabana atmamak gerekir.




Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
22.02.2026 Kürt siyasi hareketinin başarısız “süreç” sınavı
21.02.2026 Yeni dinsel hareketler Türkiye’de niçin etkili olamıyor?
20.02.2026 Yine yeniden: Din elden gidiyor
19.02.2026 Burak Bilgehan Özpek ile söyleşi: CHP oyuna mı geldi?
19.02.2026 Vahap Coşkun ile söyleşi: TBMM komisyonu görevini yerine getirdi mi?
19.02.2026 Edgar Şar ile söyleşi: İktidarın hedefi iç cepheyi tahkim değil iç politik dengeyi değiştirme
19.02.2026 Rapor bitti, süreç sürüyor
18.02.2026 Ümit Akçay ile söyleşi: Mehmet Şimşek giderse neler olur?
18.02.2026 “Liderler zirvesi” toplanır mı? Toplanırsa ne olur?
17.02.2026 Türkiye'de burjuvazi var mı? | Prof. Üstün Ergüder anlatıyor
22.02.2026 Kürt siyasi hareketinin başarısız “süreç” sınavı
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı