Ekrem İmamoğlu’nun zorlu sınavı

16.03.2026 medyascope.tv

16 Mart 2026’da medyascope.tv’de yaptığım değerlendirmeyi yayına Gülden Özdemir hazırladı

Merhaba, iyi günler, iyi haftalar ve iyi sabahlar. Bugün İstanbul Büyükşehir Belediyesi davası kaldığı yerden devam ediyor. Geçen hafta başladı ve ilk başta gerilimli gitti. Sonra biraz sakinleşti. Bugün kaldığı yerden devam ediyor. 3 gün sürecek. Sonra arife günü olmayacak. Bayramda da olmayacak tabii. Bayramdan sonra kaldığı yerden yine devam edecek. Nasıl gidecek temposu? İlk gün yargıç bunun, tutuklu sanıkların savunmasının 2,5 ay sürebileceğini söyledi. Bu iyimser bir tahmin. Bence daha fazla uzayacaktır. Bu beni kişisel olarak da çok ilgilendiriyor. Çünkü ben de tutuksuz bir sanığım. Ne zaman sıra geleceğini bilmiyoruz. Şu haliyle Mayıs’tan evvel olmayacağını düşünüyoruz. Tutuksuz sanıkların mahkemeye gitmesi gerekmiyor ama ben fırsat buldukça gideceğim. Çünkü gazetecilik yönü de var ama tutuksuz sanık yerinde oturmayı tercih edeceğim. Böyle karar verdim. İstesem gazeteci olarak da izleyebilirdim meslektaşlarımla birlikte ama orada bulunarak, bir anlamda teslim olmadığımı göstermek istiyorum. Yani arkalarda bir yerde. Çünkü genellikle gazetecileri uzak yere atıyorlar. Bir de tutuksuz sanıkların şöyle bir şansı var; tutuklu sanıklara daha yakın. Onlar bizim önümüzden salona giriyorlar. Kısa da olsa konuşmak, selamlaşmak imkanı oluyor.
Neyse, bu kısmı kenara bırakalım. Ekrem İmamoğlu'na gelelim. İlk gün ben de oradaydım. Ekrem İmamoğlu’yla yargıç arasında bayağı atışmalar oldu ve yargıç bir anlamda Ekrem İmamoğlu karşısında zorlandı. Onu ilk günden bir alana sıkıştırmak istedi. Olmadı. İmamoğlu buna izin vermedi. Sonraki gün ise kendisinin yapamadığını jandarmalara yaptırıp Ekrem İmamoğlu'nun etrafını jandarmalarla çevirtmiş. Ama ikinci gün Ekrem İmamoğlu'nun konuştuğunu, ona söz verildiğini ve onun kısa bir konuşma yaptığını da biliyoruz. Bu davada 100’ü aşkın tutuklu sanık var. Çok daha fazla tutuksuz sanık var. Tabii ki her biri için bu dava ayrı ayrı önemli ama bu dava esas olarak siyasi bir dava olduğu için Erdoğan'ın en büyük rakibi, cumhurbaşkanlığı rakibini tasfiye etmek amacıyla hazırlattığı bir dava olduğu için bunu bir ‘‘Ekrem İmamoğlu davası’’ olarak görmek de çok yanlış olmaz. Diğerlerine de haksızlık olmaz. Çünkü bütün her şey onun üzerine inşa edilmiş. Zaten hakkında istenen acayip bir ceza var malum, biliyorsunuz. Ve benim ilk gün gittiğimde tanık olduğum itirafçıları saymazsak tutuklu sanıkların hepsi, hemen hemen hepsi Ekrem İmamoğlu’yla çok sıcak bir ilişki ve diyalog içerisindeydi. Bunu rahatlıkla gördük. Yani orada sanıkların, tutuklu sanıkların Ekrem İmamoğlu'na karşı bir tepkisi falan olduğunu görmedik. Zaten öyle bir şey olsaydı yandaş medya bunu çok öne çıkartırdı.
Ekrem İmamoğlu aslında karşısındaki esas muhatabın Erdoğan olduğunu biliyor ve yargıcı bir anlamda bypass etmeye çalışıyor, yargıçları. Ama esas mahkeme başkanını bypass etmeye çalışıyor ve burayı siyasi bir kürsüye çevirmek istiyor. Tabii ki kendisiyle ilgili savunma aşaması geldiğinde, ki kendisi sondan ikinci tutuklu sanıklar arasında, savunma sırası, o zaman herhalde birtakım tekil konulara da değinecektir. Ama yine de savunmasını siyasi olarak yapacağını düşünüyorum. İlk gündeki pozisyonu, aldığı tavır iktidarda rahatsızlık yarattı malum. Devlet Bahçeli hemen ardından grup toplantısında çok sert sözler söyledi. Belli ki gerilmiş ve mahkemenin canlı yayınlanmadığına da herhalde memnun olmuştur. Çünkü canlı yayınlanmayan — az sayıda gazeteci içeriye girebiliyor, çok gazeteciye izin vermiyorlar — az sayıda dinleyicinin önünde yaptığı konuşmalarda, ama bir şekilde kamuoyuna yayılıyor tabii, aldığı tavırlarda gündemi belirleyebilen Ekrem İmamoğlu bunun canlı yayınlanması halinde çok daha baskın olurdu. Ama bu işler o kadar kolay işler değil. Bir süreç, yorucu bir süreç. Zaten bir yıla yakın zamandır tutuklular hepsi. Çok zulüm yaşadılar. Yani sonuçta cezaevleri koşulları, ne olursa olsun tutuklanmayı gerektiren bir durum aslında olmamasına rağmen tutuklanmaları başlı başına bir cezalandırmaydı. Bu zorluklarla birtakım imkan sınırlarıyla birlikte bu günlerce sürecek davada hata yapmak da mümkün. O anlamda Ekrem İmamoğlu'nun ve diğerlerinin, tabii özellikle onun kurmaylarının da ama esas Ekrem İmamoğlu'nun her gün mahkemede her oturumda neredeyse bir şeyler söyleyeceğine, yapacağına tanık olacağımızı düşünüyorum.
Ve burada aslında onun alacağı pozisyon eğer bu sınavı başarıyla verirse zaten bu süreci başlattıklarından bir ölçüde pişman olan iktidarı daha da zorlayabilir. Fakat birtakım söylentiler var biliyorsunuz, özellikle Özgür Özel'in Bülent Arınç'la görüşmesinin arkasından. Ben bir pazarlık olmasını beklemiyorum. İktidarın bir pazarlık isteyeceğini sanmıyorum. Özellikle Ekrem İmamoğlu konusunda geri adım atmayacaklar. Öyle gözüküyor. Bu da işi hem daha zor hem daha aslında bir fırsat haline getiriyor Ekrem İmamoğlu için. Kendisine yapılan bütün sınırlamalara rağmen eğer burada gündemi belirlemeye devam ederse, ki mahkeme başlamadan önceki bir süre Ekrem İmamoğlu sosyal medya hesaplarına getirilen yasaklar, zamanın geçmesi, gündemin çok hızlı gelişmesi gibi nedenlerle bir ölçüde gündem dışı kalmıştı. Aslında şimdi mahkeme ile tekrar gündem olmak, gündem belirleme imkanına sahip. Bunu yapabilecek bir kumaşa sahip. Onu görüyoruz. Mahkemenin ilk gününde de bunu bir kere daha müşahede ettim ve böyle giderse, ilk gündeki performansıyla giderse ve tabii ki mahkeme heyeti de karşısında bocalamaya devam ederse Ekrem İmamoğlu burayı bir siyasi kazanım alanına çevirecektir; Ekrem İmamoğlu ve arkadaşları.
Bunu engellemek için birtakım zorlamalar, kısıtlamalar, baskılar yaşanırsa mahkeme salonunda, birtakım olaylar yaşanırsa ki en son gazetecilerle ilgili küçük çaplı bir şey oldu, daha büyük çaplı şeyler olursa mesela Ekrem İmamoğlu'nun salondan çıkarılması ya da mahkemeye getirilmemesi gibi durumlar olursa o zaman işin rengi değişecek ve İmamoğlu yine bunları, kendisini zorlamaya yönelik adımları yeniden fırsat haline çevirebilir. Evet, herkes için önemli, tüm Türkiye için önemli ama esas olarak Ekrem İmamoğlu için önemli. CHP bir şekilde yoluna devam eder. Diyelim ki Ekrem İmamoğlu aday olamazsa başka bir aday çıkarabilir ama Ekrem İmamoğlu siyasi kariyerini bu mahkemede yeniden inşa etmek durumunda. İşi çok zor ama başarırsa, ki başarma ihtimali yüksek gözüküyor, bunun için bu mahkeme Erdoğan'ın zamanında şiir yüzünden yaşadıklarının kat kat üstünde bir fırsata dönüşebilir.
Evet, bugünün ithafı büyük şarkıcıya, Freddie Mercury'ye. Freddie Mercury kimilerine göre dünyanın en büyük rockstarıymış. Tartışmalı tabii ki ama çok büyük bir isim olduğu muhakkak. Kısa bir ömrü var. 91 yılında AIDS'ten öldü. Yani kaç yaşında ölmüş? 45 yaşında. Evet, 45 yaşında ölmüş. AIDS'ten öldü. Tam benim daha önce bahsettiğim arkadaşım Jean-Pierre Thieck de benzer yaşlarda ve bir yıl önce AIDS'ten ölmüştü. AIDS'in ilk kurbanlarından. Freddie Mercury aslında Britanyalı, İngiliz ama öyküsü çok ilginç. Filmini izlediyseniz de görmüşsünüzdür. İran asıllı birisi. Yani İran asıllı derken — Farsi diyorlar, Persi diyorlar, artık nasıl denirse — İran'dan Afrika'ya göç etmiş bir ailenin çocuğu, Zanzibar'a ve oradan da belli bir aşamadan sonra aile İngiltere'ye yerleşiyor ve orada çok erken yaşta müzikle tanışıyor. Ve daha sonra Queen'in – ki bilmeyenler için söyleyelim ‘‘kraliçe’’ anlamında – solisti oluyor, beyni oluyor ve birçok şarkıyı yazan kişi oluyor. Artık şarkıların isimlerini söylemeye kalkarsak bayağı bir zaman alır ama özellikle sahne performanslarıyla da çok çarpıcı; her bir sahneyi, konseri büyük bir heyecan alanına dönüştürmeyi bilmiş birisi. Freddie Mercury'nin ailesinden gizlediği eşcinselliğini aslında çevresinde çok da gizlemediğini biliyoruz. Ve en çarpıcısı sonra kendi halinde bir kişi, öyle diyelim, yani ne şarkıcı, ne müzisyen, ne sinemacı, Jim Hutton diye bir partneri oluyor son 6 yılında. Ve Jim Hutton onun özellikle AIDS’e karşı mücadelesinde en büyük yardımcısı. Burada bir kedi görüyorsunuz. Aslında kedi, Freddie Mercury'nin hayatta belki de insanlar kadar ya da insanlardan daha fazla sevdiği bir şey. Bunu her vesileyle söylemiş. Kedileri için parçalar yapmış birisi. Evet, tam bir nevi şahsına münhasır bir idol Freddie Mercury. Evet, AIDS ki zamanımızda artık çok konuşulmuyor ama ilk çıktığı zaman dünyanın gündemini koronavirüs kadar olmasa da belirlemiş bir hastalıktı. Şimdi tedavisi mümkün olabildiği için, tabii ki yine hayatını kaybedenler var ama eski etkisini yitirdi ve Freddie Mercury bu hastalığın ilk kurbanlarından olarak ama erken yaşta ölmesine rağmen hâlâ kendisini konuşturan bir isim olarak insanların hafızasında ve tabii ki müziğiyle her zaman akıllarında. Evet, söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
22.03.2026 Milli Görüş’ten geriye ne kaldı?
21.03.2026 Beyaz Toroslu savcı ve “devlette devamlılık esastır”
20.03.2026 Akın Gürlek’in malvarlığı tartışmasında son durum: Kim haklı?
19.03.2026 19 Mart’ın birinci yılı: Kim ne kazandı, ne kaybetti?
18.03.2026 “Varsa bir belgesi gitsin yargıya”
17.03.2026 İBB davası sertleşiyor
16.03.2026 Mehmet Altan ile Türkiye’nin Gidişatı (18): Savaş uzarsa neler olur? | İBB davası ve hukuk
16.03.2026 Ekrem İmamoğlu’nun zorlu sınavı
15.03.2026 Ali Şeriati’ye saldırılar ve İslamcı düşüncenin çöküşü
15.03.2026 Diyelim ki Kürt devleti kuruldu…
22.03.2026 Milli Görüş’ten geriye ne kaldı?
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı