YENİ Parti süreç karşıtlarını hayal kırıklığına uğratıyor

07.08.2026 medyascope.tv

7 Ağustos 2026’da medyascope.tv'de yaptığım değerlendirmeyi yayına Gülden Özdemir hazırladı

Merhaba, iyi günler, iyi sabahlar.
Türkiye'nin gündeminde tabii ki çerçeve yasa var. Tartışılıyor, tartışılmaya da devam edecek. Bugün Meclis Adalet Komisyonu'na gelecek, görüşülecek ve bir ihtimal hafta sonu ya da pazartesi, salı genel kurula gelip oylanması bekleniyor. Oylanacağı kesin gözüküyor. Tabii ki kimin ne oy vereceği, hangi partinin nasıl bir tutum takınacağı önemli olacak. Bu noktada Yeni Parti'nin taslağa imza vermemesi biraz ortalığı karıştırdı ve taslağa karşı olanlar, daha doğrusu sürece karşı olanlar bundan cesaret aldılar ve gözler Yeni Parti'ye çevrildi. İmza vermemeyi bir anlamda yasaya da destek vermeme olarak yorumlayanlar oldu, umanlar oldu ya da bu nedenle eleştirenler oldu. Yeni Parti'nin ‘‘hayır’’ demesi bile yasanın geçmesini engellemeyecek. Fakat şu anda Meclis'te açıkça ‘‘hayır’’ diyen bir İYİ Parti bir de Yeniden Refah Partisi var. Bunlara Yeni Parti gibi ana muhalefet partisinin eklenmesi tabii ki yasanın toplumsal meşruiyetini ciddi bir şekilde sarsabilir ve gözler Yeni Parti'deydi.
Dün ilk olarak Resul Emrah Şahan'ın sosyal medyadaki bir paylaşımıyla karşılaştık. Resul Emrah Şahan kim? Şişli Belediye Başkanı ve ilk yapılan operasyonlarda kent uzlaşısı gerekçesiyle alındı, tutuklandı ve o zamandan beri, 19 Mart'tan beri gözaltı ve tutuklulukta, yerine de kayyum atandı. Resul Emrah Şahan şöyle diyor: ‘‘Türkiye'nin kaygı veren yanları var. Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu kapsamlı demokratikleşmenin de hayli gerisinde, (yasa taslağı için söylüyor bunu) ama hayalini kurduğumuz YENİ nesil siyaset bunun taşıyıcısı olmalı. (‘‘Yeni nesil’’ derken ‘‘yeni’’yi büyük yazıyor. Yani Yeni Parti'deki gibi.) Geçmişin korkularını devralıp büyüten bir siyaset değil, birlikte yaşama cesaretini büyütecek bir siyaset. Eksiğiyle fazlasıyla bu bir başlangıç. Ortak gelecek için ben başlamaktan yanayım.’’ Yani destek verdi Resul Emrah Şahan.
Bu neden önemli? Tabii ki 19 Mart'ın simge isimlerinden biri olması önemli ama bir diğer önemli nokta da şu; dün Cumhuriyet Halk Partisi'nin mutlak butlandan önce, bugün de Yeni Parti'ye sürece destek vermemesi yolunda çağrı yapan, baskı yapanların en temel argümanı şu: "Bu iktidar size bunları yaparken siz nasıl iktidarın bu oyununa gelirsiniz?" Baştan beri bu izlendi. Dünkü CHP'nin komisyona girmesi istenmedi. İYİ Parti komisyona girmeyen parti olarak CHP'ye o tarihte girmeme çağrısı yaptı ama CHP girdi. İmralı Heyeti’ne temsilci vermedi. Orada birileri yine "Ha CHP geri adım atıyor süreçten" diye birazcık umutlandılar ama Özgür Özel her vesileyle bu sürece destek verdiklerini ve vereceklerini söyledi ve özellikle şunun altını çizdi, dedi ki: "Erdoğan bizi bunun dışında tutmak istiyor ama biz bunun içinde kalacağız." En son bizim yaptığımız, Özgecan Özgenç ve Ali Deniz Çakır'la yaptığımız 29 Temmuz söyleşisinde de yine bunu sorduk. Yine aynı şeyi söyledi. "Biz bu olayın içindeyiz, dışına çıkmayacağız" dedi.
Şimdi Resul Emrah Şahan gerçekten takdire şâyân bir çıkış yaptı. O da içeride birisi. Yani "Sürece dâhil olmayın, sürece dâhil olursanız içerideki arkadaşlarınızı, partidaşlarınızı zor durumda bırakırsınız" argümanını ters yüz etti. O, içerideki birisi olarak "Ben bu yasanın yanındayım. Ortak gelecek için başlamaktan yanayım." Evet, bunu bir başlangıç olarak söylüyor. Çok önemli. Bunu DEM Parti de böyle söylüyor, Öcalan da böyle söylüyor. Bir kapının açılması olarak tanımlıyorlar. Resul Emrah Şahan'ın bu paylaşımına çok tepki geldi. Alkışlayanlar da oldu ama daha çok kızanlar oldu. Ona had bildirmeye çalışanlar oldu, sosyal medyadaki yansımaları söylüyorum. "Sen nasıl bunu yaparsın? Sana bunu yapan iktidarın oyununa nasıl gelirsiniz?" diye kendisine siyaset öğretmeye çalışanlar oldu. Ama herhâlde önümüzdeki günlerde yeni birtakım paylaşımlarla durumunu, bu konudaki tartışmayı biraz daha sürdürecektir diye tahmin ediyorum. Zaten dünün CHP'si ve bugünün Yeni Parti’si içerisinde Kürt meselesi konusunda en çok öne çıkan isimlerden birisi Resul Emrah Şahan. Daha sonra ne oldu? Özgür Özel, Yeni Parti Genel Başkanı önce şehit ve gazi yakınlarını ziyaret etti, eylemlerini ziyaret etti. Sonra kurmaylarıyla yasa taslağı üzerine oturdular, konuştular ve tabii ki insanlar, gazeteciler önce ve tabii ki vatandaşlar ne diyeceğini bekledi. Söylediklerinin bir bölümüne bir bakalım.
Özgür Özel: ‘‘Yeni Parti, özellikle komisyon raporunun 6. maddesi gereği hazırlanan bu maddenin daha doğru bir şekilde yasalaşması için katkı sağlayacak. 7. kısmı demokratikleşmedir. Yani esas olarak bir ülkede bu kadar kalıcı, önemli bir sorunu çözecekseniz ilk önce sorunu ortaya çıkaran sebepleri ortadan kaldıracak adımları atmanız lâzım. Bu konuda Yeni Parti'nin uyarıları, önerileri, hatırlatmaları, önergeleri, teklifleri geleceğe dönük olarak bu konuda diğer partilerin tutumlarını açıkça bir kez daha ifade etmeleri noktasında gerekli çabalar olacak. Ancak bu meselenin Meclis zemininde çözülmesine yönelik geçmişten beri takındığımız ve hâlen daha da terk etmediğimiz tutumumuzu sürdüreceğiz.’’
Evet, açıkça "evet" demiyor ama "Geçmişten beri takındığımız tutumumuzu sürdüreceğiz" diyor. Burada esas olarak yasa taslağındaki teknik birtakım sorunlar üzerine Yeni Parti'nin hazırlıklar yaptığı anlaşılıyor ve herhâlde önce komisyonda, ardından Genel Kurul'da bu konuları dile getirecekler ama sonuçta yasa taslağının en son hâline benim anladığım kadarıyla "evet" diyecekler. "Evet" lâfını duymadık ama bu konuşmadan bize söylediğiyle dün söylediği arasında çok büyük fark yok. "Geçmişten beri takındığımız tutumu terk etmeyeceğiz." Biz konuştuğumuzda, bizden sonra başka gazeteci arkadaşlara da aynı şeyi söyledi, tekrar tekrar onu söylüyor: "İktidar, özellikle Erdoğan bizi bu olayın dışında tutmak istiyor. Biz içinde kalacağız" diyordu. Ama onun dışında bir de tabii ki muhalefetin içerisinde olup da Yeni Parti'yi bu işin dışında tutmak isteyenler var. Bir şekilde komisyona girerek yaptıkları gibi, onları da bir kere daha hayal kırıklığına uğratacağa benziyorlar.
Tabii ki şöyle şeyler çok söyleniyor: İşte "Yeni Parti ilk baştan bu tavrı takınırsa, yani bu olaya dâhil olursa çok şey kaybeder" diyenler var. Bu çok spekülatif bir yaklaşım. Meclis'teki partilerin bu kadar büyük bir çoğunluğunun onay verdiği bir olayda ve Kürt sorununun çözümü ve barışın tesisi konusunda ısrarlı olan bir partinin geri adım atması — geri adım, çünkü düne kadar sürece dâhil olduklarını söylüyorlardı — çok büyük bir soruna yol açar. Ben öyle düşünüyorum ve gördüğüm kadarıyla Yeni Parti "evet" diyecek ama yasa taslağını eleştirecek ve bunun üzerine tabii ki diğer partiler, özellikle İYİ Parti ve Meclis dışındaki Zafer Partisi, belki Anahtar Parti, Yeni Parti'nin tabanına yönelik birtakım propagandalar yapacaktır. Fakat yasanın geçmesi ve hayata geçirilmesiyle beraber bu tepkilerin azalacağını düşünüyorum. Yeni Parti zor bir iş yapıyor, çok zor bir iş yapıyor ama gördüğüm kadarıyla duruşunu terk etmiyor ve süreç karşıtlarını hayal kırıklığına uğratmaya devam ediyor. Bu bağlamda bir kere daha Resul Emrah Şahan'a o duruşu nedeniyle takdirlerimi vurgulamak istiyorum.
Bugünün ithafı bir büyük yazara, Anton Çehov'a. Rus edebiyatı bambaşka bir edebiyat. Daha önce Dostoyevski'den bahsettik. Benim herhâlde en sevdiğim edebiyatçı Dostoyevski'dir. Ama onun dışında Tolstoy, Turgenyev, Gorki gibi çok sayıda, Lermontov, çok isim var, Gogol tabii ki; ama Çehov apayrı. Tiyatro eserleri ve kısa öyküleriyle biliyoruz. Şimdi bunların hepsini bir şekilde duymuşsunuzdur, izlemişsinizdir, okumuşsunuzdur. Filme de çekildiklerini biliyorum. Mesela "Martı", "Vanya Dayı", "Üç Kız Kardeş", "Vişne Bahçesi", "İvanov". Bunların her biri tiyatroda birer klasik, yani büyük eser. Kısa öyküleri de var. Ama benim gözümde, birçoklarının da gözünde Çehov esas olarak oyun yazarı. Tıp doktoruymuş aynı zamanda ve onu da hayata geçirmiş, yani doktorluk da yapmış. Fakat 44 yaşında tüberkülozdan hayatını kaybediyor Çehov.
Çehov deyince akla ne gelir? Çehov'un tüfeği. Biliyor musunuz? Biliyorsunuzdur herhâlde. Eğer bir oyunda bir tüfek gözüküyorsa, asılı bir tüfek gözüküyorsa o muhakkak patlar. Ne demek bu? Merhum Oğuz Atay'ın — Oğuz Atay nereden çıktı? — Oğuz Aral'ın "Gırgır" dergisinde genç karikatürist adaylarına söylediği bir şey vardı: "Gereksiz taramalardan kaçının" diye. Çehov'un tüfeği de aynı öyle: Bir oyunda, bir eserde bir detay varsa o detayın mutlaka bir anlamı olmalı. Eğer siz bir yerde bir tüfek görüyorsanız, duvara asılı tüfek, o oyunun bir yerinde patlamalı. Çok ilginç bir kural ama iyice yerleşmiş bir kural. Bir diğer olay da tabii ki benzer bir şey de Gogol için söylenir. Gogol'a geldiğimizde ondan da bahsedeceğim. Dostoyevski'ye atfedilen bir şey var: ‘‘Hepimiz Gogol'un ‘Palto’sundan çıktık’’ diye. Bütün bu Rus edebiyatının bu büyük isimleri için yıllar sonra – ki Çehov'un ölümü 1904, yani kaç yıl geçmiş gerçekten ve hâlâ çok büyük bir isim – bütün büyük edebiyatçılar için bu söylenebilir ama Rus edebiyatı apayrı bir şey. Çehov apayrı birisi. Ama tabii ki öncelikle Dostoyevski.
Evet, söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
08.08.2026 Prof. Mehmet Gürses ile söyleşi: Çerçeve yasa beklentileri karşılayabilecek mi?
08.08.2026 Türk ve Kürt milliyetçileri kol kola
07.08.2026 YENİ Parti süreç karşıtlarını hayal kırıklığına uğratıyor
06.08.2026 Çerçeve yasa referanduma götürülürse ne olur?
05.08.2026 1034 gün sonra Kılıçdaroğlu’nu canlı izlemek
04.08.2026 Anahtar "demokratik cumhuriyet"in kapısını açacak mı?
03.08.2026 YENİ Parti: Tek başına muhalefet
02.08.2026 CHP'den AKP'ye transferler sürüyor: Sorumlu kim? |
01.08.2026 Demirtaş olmadan olmaz
01.08.2026 Roj Girasun ile YENİ Parti, çerçeve yasa, DEM Parti ve Selahattin Demirtaş üzerine söyleşi
08.08.2026 Prof. Mehmet Gürses ile söyleşi: Çerçeve yasa beklentileri karşılayabilecek mi?
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı