"Halk medyanın gerçekleri yansıtmadığını düşünüyor" gazeteciler.com'dan Bülent Tellan'ın sorularına cevaplar

27.08.2015 gazeteciler.com

Bülent Tellan- Gazeteciler.com

Habertürk yazarı Ruşen Çakır ile Periscope ve yeni sitesi Medyascope.tv'yi konuştuk. Çakır "Sosyal medyayı trollere bırakmamak lazım" diyor.
Son haftalarda Periscope üzerinden yaptığı yayınlar ile ses getiren Habertürk yazarı Ruşen Çakır, geçtiğimiz günlerde yepyeni bir atılım ile takipçilerinin karşısına çıkmıştı.
Çakır, bir yandan kişisel sitesinde baskısı tükenmiş kitaplarını e-kitap formatında okurları ile paylaşırken, diğer yandan da köşe yazılarınıKürtçe, Arapça, Çerkezce, Fransızca, Rusça, Lazca, İspanyolca ve Ermenice gibi farklı dillerde okuyucularına sunuyor. 
Son olarak da Periscope üzerinden yaptığı röportajları yayımlamaya başladığı medyascope.tv isimli bir site açtı.
Biz de Ruşen Çakır ile sadece gazetecililk, periscope ve yeni sitesi hakkında konuşalım istedik. 
Sorularımızı yazılı olarak yolladık, sağ olsun bizi kırmadı görüntülü olarak yanıtladı sorularımızı.  Hem soru ve cevaplarımızın yazılı dökümünü okuyabilir hem de Ruşen Çakır'ın bize yolladığı videoyu izleyebilirsiniz. En kısa zamanda kendisi ile yaklaşan erken genel seçimleri, çözüm sürecinin aldığı yeni hali ve güncel siyaset yorumlarını görüşmek için bir kez daha buluşmak istediğimizi de buraya not edip buyrun röportajımıza geçelim.

Bülent Tellan: Periscope gibi yeni medya araçları gazetecilik açısından ne ifade ediyor?"

Ruşen Çakır: Bu sorunun yanıtı çok basit. Şu anda Türkiye'de en çok konuşulan konulardan birisi sivil, demokratik, çoğulcu ve özgür medya. Bağımsız bir medyaya ihtiyaç var. Türkiye'de çok medya ortamı, platformu var. Şirketler, radyolar, televizyonlar, gazeteler var, ama tüketicinin; vatandaşın tam olarak tatmin olduğu söylenemez. Özellikle şu ya da bu nedenle, siyasi ya da ekonomik kaygılarla, medya kuruluşlarının gerçeği kendilerine yansıtmadığı yolunda çok ciddi endişeleri var insanların.Dolayısıyla daha bağımsız daha özgür olduklarını düşündükleri yerlerin arayışı içindeler. Bu anlamda sosyal medya bir dizi imkan sağlıyor. Bunlardan en sonuncusu da Periscope.
Periscope ile beraber, herkesin canlı yayın yapabildiği bir ortama kavuştuk. Tabi bunu özellikle gençler çok kullanıyor ama, biz gazeteciler de bunu kullanabiliriz. Ben özellikle seçim öncesinde Anadolu'da gittiğim mitinglerde kullandım. Henüz yolun başında olmasına rağmen ilgi gördü. Bu ilginin verdiği cesaretle de  bunu yaygınlaştırdım. Bunun bana geniş bir özgürlük alanı açtığını gördüm. İzleyicilerin, takipçilerin de büyük bir kısmının bundan memnun olduğunu ve beni teşvik ettiklerini gördüm. Sivil, demokratik, çoğulcu ve bağımsız olma iddiasındaysa bir medya çalışanı, ya da medyaya ilgi duyanlar sosyal medya çok fazla imkan sunuyor. Periscope da bu imkanlardan öne çıkan birisi. Canlı yayın yapmak zorunda değil insanlar. Video kaydı yapıp daha sonra da yayımlayabilirler. Yazı yazabilirler... Değişik yöntemlerle, Twitter'ı, Facebook'u kullanarak, başka sosyal medya imkanlarını kullanarak, daha özgür haber ve yorum akışına katkıda bulunabilirler.

Bülent Tellan: Periscope üzerinden yaptığınız yayınları da içeren Medyascope.tv isimli bir site açtınız geçtiğimiz günlerde. Sitede sadece sizin yaptığınız yayınlar mı yer alacak?
Ruşen Çakır: Hayır. Olabildiğince geniş bir platforma dönüştürmek istiyoruz burayı. Hatta, başkaları da katılsın öyle açalım diye düşündük. Ama bir yerden sonra, başkalarını çekebilmek için, benim şu ana kadar yaptığım  Periscope yayınlarından malzemeleri kullanarak, bunu bir an önce hayata geçirmek istedik. Özellikle 20 Ağustos perşembe günü Levent Gültekin ve Kadri Gürsel ile yaptığımız ilk canlı açık oturumla duyurmak istedik. Tahmin ettiğimiziden daha da büyük bir ilgi gördü. Buranın kapısı herkese açık. Ben çok sayıda meslektaşımı da teşvik ediyorum. Kendilerini davet ediyorum. Uğraşıyorum, ısrar ediyorum. Ama tanımadığım meslektaşlarıma da kapı açık. Gazeteci olmaları da şart değil. Burada var olabilecek herkese, özellikle gençlere kapımız açık. Bir de benim ilgilendiğim konular nedeniyle buranın tamamen siyasi bir mecra olacağını düşünenler de yanılır. Ben de tek tük futbol üzerine, kültür sanat üzerine bir şeyler yapmaya çalışıyorum ama özellikle ekonomi, kültür sanat, spor gibi alanlarda her türlü katkıya açık. Özellikle gençlere kapımız açık. Şu anda bir maddi karşılık veremiyoruz maalesef. Maddi bir imkanımız yok çünkü şu aşamada. Ama ileride belki onu da gerçekleştirme imkanına kavuşuruz.

Bülent Tellan: Her medyanın kendine has bir dili, üslubu var. Televizyonun da gazetenin de, internetin de dili farklı. Periscope haberciliğini diğer medyalardan ayıran farklılığı var mı? Eğer böyle bir fark varsa gazeteciyi özgürleştiren/bağımsızlaştıran yanı, haberi nasıl etkiliyor?

Ruşen Çakır: Bu çok iyi bir soru. Güzel bir soru. Bir kere ben Periscope'un çok samimi bir ortam olduğunu düşünüyorum. Çok doğrudan doğal bir ortam olduğunu düşünüyorum.Yaptığım yayınların büyük kısmında bunu yakalayabildiğimi düşünüyorum. Yakalamaya çalışıyorum en azından. Hatta o kadar doğal ki bazen seslerde çok şikayet oluyor. Ama biz bunları zaman içerisinde, beraber bu işleri yaptığımız arkadaşım Semih Sakallı ile birlikte çözmeye çalışıyoruz. İnsanlar genellikle konvansiyonel medyadan alıştıkları için, bu ses olayının Periscope'ta çok kolay olduğunu sanıyorlar. Ama biz iPhone ve iPad'den yayın yaptığımız için, onlara yönelik yeterince malzeme en azından Türkiye'de yok. Ama bu konuda çok ciddi çalışıyoruz.
Doğallık çok önemli. Samimiyet çok önemli. Kendinizi özgür hissetmeniz çok önemli. İnsanlar tabi bilmiyorlar, zamanla öğreniyorlar. Ben özellikle seçim döneminde Anadolu'ya gittiğim zaman, bir çok siyasetçi benden öğrendiler ama şimdi Periscope kullanmaya başlayanlar var. Buradaki samimiyeti koruyabildiğiniz ölçüde, buradan yürümek mümkün, çünkü, konvansiyonel ya da geleneksel medyanın resmi dili artık insanları bıktırdı. Daha harbi olmak, daha direkt olmak, daha sözünü esirgemeden konuşmak anlamında bu mecra, sosyal medya çok geniş imkanlar sağlıyor.  Tabi ki bu sorumsuz davranmak anlamına gelmiyor.  Sosyal medyada var olan herkesin kendi sorumluluk filtrelerini geliştirmesi gerekiyor.
Özellikle şunun altını çizmek istiyorum: Sosyal medyayı troll denilen kişilere bırakmamak gerekiyor. Sosyal medya aslında özgür, bağımsız haber ve yorum akışının sağlanabileceği bir alan. Periscope bu anlamda çok elverişli. Ama başkaları başka şeyler yapıyor diye buraya küsmemek gerekiyor. Burada ısrar etmek gerekiyor. Konvansiyonel medyanın iyice gerileyeceğini ve bu tür mecraların daha fazla öne çıkacağını düşünüyorum.  Bu nedenle de özellikle gençlere buralara yönelmelerini, buralarda kendi dillerini, üsluplarını yaratmalarını tavsiye ediyorum. İlk aşamada zor olabilir. Az takipçiniz olabilir. Ama ısrar ederlerse, pekala kendilerini burada gösterebilirler.
Bu noktada şunun da altını çizmek lazım. Gençler belli konularda ihtisaslaşmalı, uzmanlaşmalı. Her konuda bir şey söylemeye çalışmak yerine, belli konulardan yürümeleri daha gerçekçi olacaktır.Bunu yapmanın yolu da bu konularda, ele aldıkları konular ne olursa olsun, siyasi ya da gayri siyasi, ekonomi, spor, kültür sanat... Ne olursa olsun bilgilenmesini sanal ortam dışında örneğin kütüphanelerde yapmalarını öneririm.




Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
22.02.2026 Kürt siyasi hareketinin başarısız “süreç” sınavı
21.02.2026 Yeni dinsel hareketler Türkiye’de niçin etkili olamıyor?
20.02.2026 Yine yeniden: Din elden gidiyor
19.02.2026 Burak Bilgehan Özpek ile söyleşi: CHP oyuna mı geldi?
19.02.2026 Vahap Coşkun ile söyleşi: TBMM komisyonu görevini yerine getirdi mi?
19.02.2026 Edgar Şar ile söyleşi: İktidarın hedefi iç cepheyi tahkim değil iç politik dengeyi değiştirme
19.02.2026 Rapor bitti, süreç sürüyor
18.02.2026 Ümit Akçay ile söyleşi: Mehmet Şimşek giderse neler olur?
18.02.2026 “Liderler zirvesi” toplanır mı? Toplanırsa ne olur?
17.02.2026 Türkiye'de burjuvazi var mı? | Prof. Üstün Ergüder anlatıyor
22.02.2026 Kürt siyasi hareketinin başarısız “süreç” sınavı
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı