2026’da sürprizlere hazır olalım

01.01.2026 medyascope.tv

1 Ocak 2026’da medyascope.tv'de yaptığım değerlendirmeyi yayına Gülden Özdemir hazırladı

Merhaba, iyi günler ve tabii ki iyi yıllar. 2026'nın ilk yayınında size mutlu, barış içerisinde, sağlıklı bir 2026 yılı diliyorum. Ama dilemekle bu işin olmadığını 2025'ten çok iyi biliyoruz. Orada da diledik ama başımıza gelmedik kalmadı ülke olarak. Peki 2026'da bizi ne bekliyor? Şimdi birilerinizin güldüğünü biliyorum. Hâlâ Kılıçdaroğlu'nun kazanamaması meselesi... Ne dese tutmayan adama çıktı adım. Ben öyle olduğunu düşünmüyorum ama neyse, ben yine de birtakım tahminlerimi, düşüncelerimi aktarmak istiyorum, 2026'da neler olabileceği. Ve şunu söyleyeyim; genel olarak çok sürprizli bir yıl bekliyorum. 2025 de böyleydi aslında. Bir şeyleri hissediyorduk ama bu kadar geniş çaplı olmasını beklemiyorduk. Özellikle 19 Mart sürecini söylüyorum. Daha sonra da 2024'te Bahçeli'nin başlatır gibi olduğu çözüm sürecinin gelişimi konusunda da bir anlamda sürpriz oldu ama 2026'da çok daha büyük sürprizlerin, birbirinden farklı sürprizlerin karşımıza çıkmasını bekliyorum. Ama bunların büyük bir kısmının temelleri 2025 yılında atıldı zaten. Özellikle iktidar içi koltuk kavgalarının, iktidar savaşlarının 2026'da daha da netleşmesini ve sertleşmesini bekliyorum. Mesela giderayak 2025'in sonlarında Hande Fırat'ın, Ahmet Hakan'ın kalkıp "Gazetecilerin işi parti savunmak değildir." demesini bir yere yazmak lazım. Buna verilen tepkileri de bir yere yazmak lazım. İktidarın medyasında bile birtakım rahatsızlıklar yaşanıyor. Bu aslında sadece medyada yaşanan rahatsızlıklar değil. "Erdoğan sonrası kim olacak?" diye bir tartışma geçen yılın sonlarında biliyorsunuz gündeme girdi. Bunun 2026'da daha da sertleşmesine, tartışmanın ve kavganın sertleşmesine tanık olabiliriz.
Mesela ne oldu? 2025'in son günlerinde Mehmet Akif Ersoy tekrar çıktı karşımıza. 2026'da belki yeni dalgalar... Şimdi eskiden dalgalar deyince hep CHP'li belediyeler oluyordu. Şimdi iş iyice karıştı. Futbol kulüpleri de var, oyuncular var. İşte fenomenler var, iş insanları var. Belki de siyasetçiler de olacak. 2026'da iyice işler karışacağa benziyor. 2025'te yaşadığımız bir şirketlere kayyum atanması meselesi vardı. Bu birçok olayda başımıza geldi. Mesela Tele1'e atandı ama Can Holding'e atandı. Yani bütün Bilgi Üniversitesi, Habertürk, GAİN Medya gibi yerlere. Birtakım şirketler; bunlar daha çok yasa dışı bahis ya da kara para aklama yaptığı gerekçesiyle birtakım finansal şirketler oldu. 2026'da bunların daha da sertleşmesi pekâlâ mümkün. Çünkü şunu biliyoruz: Devletin, siyasi iktidarın göz yumduğu birtakım kara para hareketleri 2025'te cezalandırılmaya başlandı. 2026'da bu daha da şiddetleneceğe benziyor. Uyuşturucu son dönemde özellikle çok gündemimize geldi ama hâlâ olay tekil. "Şu kullandı, şu temin etti, şu imkan sağladı." gibi birtakım ünlü isimler hırpalanıyor. Ama hâlâ Türkiye'nin bir uyuşturucu cehennemine dönmesinde birinci derecede rol oynayan, o kaba tabirle, baronlardan ses yok. Henüz böyle bir şey yok. 2026'da eğer bu yönde bir hamle olursa çarşı iyice karışacağa benziyor. Bütün bunların dışında bir olay var, o da çeteleşme. Geçen Diyarbakır'a giderken havaalanında bir avukat bana şunu söyledi aynen; Daltonlar çetesini örnek verdi. Dedi ki: ‘‘Türkiye'nin gerçek beka sorunu bu.’’ Fütursuzca insanlar insanları vuruyor, öldürüyor. Yerli yabancı mafyalar, yaşlar çok küçüldü. Uyuşturucu kullanımının da yaşı düştü iyice ama mafya üyelerinin de çete üyelerinin de yaş oranları iyice düşüyor. Reislerin de yaşı düşüyor, katılanların da yaşı düşüyor. Ve Türkiye'de pasta küçülüyor. Pasta küçüldüğü müddetçe burada da çok yeni birtakım sertlikler yaşamamız pekâlâ mümkün.
Ama en önemli olay ne olacak? İstanbul Büyükşehir Belediyesi iddianamesi yargılaması. Ben de yargılanıyorum biliyorsunuz. Mart başında başlayacak. Esas çıngar orada kopacak. Nasıl geçecek? Nasıl edecek? Orada birçok şeyi yaşayabiliriz. Dışarısında, içerisinde sanıklar, şu bu; canlı yayın olmayacağı belli oldu sanki. Netleşmedi ama. O mahkeme Türkiye'nin gündemini çok ciddi bir şekilde işgal edecek. "Yıllar sürecek." deniyor ve bence orası da sert geçecek. Her açıdan sert geçecek. Bir taraftan Ekrem İmamoğlu ve arkadaşları orayı bir savunma temelli bir sahneye çevirmeye çalışacak. Diğer yandan devlet bunu baskı altına almaya çalışacak ve belki yeni operasyonlarla CHP'yi iyice köşeye sıkıştırmaya çalışacak. Bütün buralarda sürpriz ne derseniz; her an her konuda, bütün bu konuların hepsinde beklenmedik gelişmeler şundan olabilir: Çünkü 19 Mart bize şunu gösterdi; iktidar bir hamle yapıyor, bir şey umuyor ama bu gerçekleşmiyor, karşısındakinin tepkisine göre. Önümüzdeki yıl yani 2026 o 365 gün, işte birilerinin bir hamle yapıp karşı taraftan gelecek cevaplarla bu hesapların boşa çıkması ya da etkili olması. Birtakım tasfiyelere tanık olacağız. İktidar içerisinde özellikle birtakım tasfiyeler yaşanması kaçınılmaz olacak.
Çözüm süreci; orada da sürprizler çok mümkün. Şöyle sürpriz; aslında sürecin gidişatına uygun birtakım gelişmeler birçoklarını çok kızdıracak, birçoklarını da çok memnun edecek. Ama burada hâlâ yasal düzenlemeleri bekliyoruz. İlk aşamada Avrupa'da yaşayan Kürt siyasetçilerin Türkiye'ye dönmesi söz konusu olacak. Bu adım adım gelişebilir. Hatta PKK'nın birtakım önde gelen isimlerinin bir iddiaya göre İmralı'da Öcalan'ın yanına gitmeleri bile yaşanabilir. Ama hâlâ durum belirsiz. Çünkü 30 Aralık günü Öcalan bir açıklama yaptı. Suriye konusu da en önemli konuydu. Öcalan'ın bu açıklamasının Ankara'yı çok memnun ettiğini sanmıyorum açıkçası. Öcalan, Ankara'nın istediği gibi ‘‘Suriye'de dükkan sizin’’ yapmıyor. Orada SDG'nin, Mazlum Abdi'nin dile getirdiği ademimerkeziyetçilik vurgusunu adını anmadan yapıyor. Dolayısıyla çözüm sürecinde hâlâ durum belirsiz. Hâlâ durum belirsiz. Ama ben ilerleyeceğini, sürpriz bir şekilde ilerleyeceğini, çok önemli gelişmeler yaşanacağını tahmin ediyorum. Fakat bu arada bölgedeki gelişmeler çok önemli olacak. Gazze'nin yeniden yapılanması meselesi, İsrail'in İran'la ilişkisi meselesi ve bir diğer yandan en son Yalova'da yaşadığımız olayın da gösterdiği gibi, ki yakın zamanda Suriye'de Amerikalılara yönelik saldırı da vardı; IŞİD, El-Kaide gibi yapılar tekrar bölgede birtakım çıkışlar yapabilir. Sürpriz saldırılar söz konusu olabilir. 2026'nın 2025'ten daha sert geçeceği kanısındayım ama 2025 kadar berbat olmama ihtimalini hani o borsacı tabiriyle satın alıyorum. Buralardan yani bu sertliklerden Türkiye için hayırlı bir şeyler çıkma ihtimalinin 2026'da yüksek olduğu kanısındayım. Tabii şunu diyebilirsiniz: "Ruşen Çakır böyle diyorsa yandık bittik" de diyebilirsiniz. Bence yanıp bitmeyeceğiz. Güzel şeyler 2026'da olacak diye bir hissiyatım var. Buna analiz demeyin. Ben ortaokul yıllarında medyumluk yapmıştım; birazcık medyumluk diyebilirsiniz. Kafanıza göre takılın.
Evet, bugünün ithafı bir büyük devrimciye; 2026'yı Deniz Gezmiş ile açmak istiyorum. Daha önce Mahir Çayan'dan bahsetmiştik. Deniz Gezmiş ve parkası... 1947 doğumlu ve 25 yaşında hayatını kaybetti, idam edildi biliyorsunuz Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'la birlikte 6 Mayıs 1972'de. Ama o 25 yıla o kadar çok şey sığdırmış ki ve hep mücadele, yani bakıyorum; 18 yaşında Türkiye İşçi Partisi'ne girip 6. Filo protestosu, üniversite yasası protestosu, sürekli bir yerlerde, sürekli tutuklanıyor, serbest bırakılıyor. Serbest bırakıldıktan sonra askere götürülmek istenirken kaçıyor ve Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nu kuruyor arkadaşlarıyla beraber ve sonunda banka soygunu var, çatışmalar var, birçok şey var. Ve sonunda evet, 6 Mayıs 1972'de arkadaşlarıyla beraber üç kişi Meclis’in onayıyla, sağ partilerin onayıyla idam edildi. O günden bugüne birçok kişi çocuklarına kız erkek fark etmez Deniz adını koydu. Hepsi bu yüzden değildir biliyorum ama Deniz adını koyarken herhalde akıllarından bir Deniz Gezmiş geçiyordur. Tıpkı bizim Müge ile Ali Deniz'in adını koyarken yaptığımız gibi. Gurur duyulacak bir isim. Ve onun idam sehpasındaki sözleri, avukatı Halit Çelenk’in aktardığına göre bir yerinde "Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi, yaşasın işçiler ve köylüler!" demiş. "Tam bağımsız Türkiye!" demiş. Şimdi görüyorum; "Kürt meselesi yoktur, bu Kürtler de ne diyor?" diyen bazı insanlar sosyal medyada Deniz Gezmiş paylaşıyorlar. Herhalde Deniz Gezmiş bunları biliyor olsaydı çok hayıflanırdı. Evet, Türkiye'de Türk ve Kürt halklarının kardeşliği mücadelesi çok eski bir mücadele. Bunu vermek isteyen, bunun için risk alan insanlar hep saygıyla anılıyor; tıpkı Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan gibi. Hepsini sevgiyle ve saygıyla anıyorum. 2026 hepimize öncelikle barış ve sağlık ve mutluluk ve mümkünse refah getirsin. Söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
04.01.2026 Venezuela dersleri: “İç cepheyi tahkim”in ciddiyeti ve aciliyeti
04.01.2026 Erdoğan’ın uçağına hangi gazeteciler binebilir?
03.01.2026 Nedir şu ucuz kahramanlardan çektiğimiz!
02.01.2026 Devlet eliyle “sivil” eylem: Galata Köprüsü’nde Gazze buluşması
01.01.2026 2026’da sürprizlere hazır olalım
31.12.2025 2025: Ayakta kalmanın çok zor olduğu bir yıldı
30.12.2025 Yalova’da yaşananlara şaşıran var mı?
29.12.2025 Hafta Başı (63): Yalova'da yaşananların anlamı | 2025'ten geriye ne kaldı? | 2026'da neler olabilir?
29.12.2025 Yargı vesayetinde son perde
28.12.2025 2025’in ardından: “Beni sürecim senin sürecini döver!”
04.01.2026 Venezuela dersleri: “İç cepheyi tahkim”in ciddiyeti ve aciliyeti
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı