A+ A-

Galatasaray 2-Fenerbahçe 1: Alves’in acemiliği, Sneijder’in ustalığı

18.10.2014 rusencakir.com

Galiba yıllardır bu kadar heyecansız bir Galatasaray-Fenerbahçe derbisine tanık olmamıştım, olmamıştık. İster lig, ister kupa, ister başka bir vesileyle karşı karşıya gelsinler, bu iki ezeli rakibin maçları günler öncesinden gündemi belirlemeye başlar ve bittikten sonra da uzun bir süre konuşulurdu. Bu sefer hiç de öyle olmadı. Bunun birçok nedeni var kuşkusuz: Her iki takım da bu sezon hiç iyi durumda değil, adında "süper" olan ligimiz bu sıfatı hiç mi hiç hak etmiyor, milli takımın durumu ortada, Passolig denen uygulamanın garabeti malum ve nihayet ülke genel olarak tatsız...

Alves’in saçmalaması

Neyse, yine de derbi derbidir dedik ve TT Arena’yı doldurduk ve Bruno Alves saçma bir hareketle kendini attırana kadar tatsız tuzsuz, tipik bir "0-0’a mahkum" karşılaşma izledik. O ana kadar çok iyi oynayan, örneğin Fenerbahçe ceza sahasına gelen nerdeyse tüm kafa toplarını toplayan Alves’in kırmızı kart görmesiyle birlikte her iki takımın teknik direktörünün oyuna müdahale edememelerine tanık olduk. İsmail Kartal’ın defans takviyesi için 8 dakika beklemesi ve Galatasaray savunmasını sürekli zorlayan Emenike’yi çıkarması; Prandelli’nin de ancak 13 dakika sonra Dzemaili’nin yerine Umut Bulut’u oyuna sokması akıl alır gibi değildi. 
Prandelli’nin son maçların parlayan ismi Hamit Altıntop’u ilk 11’e almaması, ikinci yarının başından itibaren ısındırıp 87. dakikada oyuna dahil etmesi de tribündeki biz taraftarları epey kızdırdı. Nitekim goller de onun girmesinin hemen ardından geldi.

Sneijder’e saygı

Goller deyince iki kişiden söz ediliyor: Sneijder ve Volkan. Fenerbahçe kalecisinin biri sağa, diğeri sola giden bu iki müthiş vuruşa bir şey yapabilmesi imkansızdı. Dolayısıyla peşpeşe gelen bu kopya goller için sadece Hollandalı yıldızın adını anmamız yeterli olacaktır. Galatasaray’a gelmesi söz konusu olduğu andan itibaren hakkında genellikle olumsuz sözler edilen Sneijder’in, üstelik herşeyin kötü gittiği bir dönemde ustalığını konuşturması takdir ve saygıyı hak ediyor.
Bu galibiyete herhalde en çok, Cumartesi günkü kongreyle yönetimi devredecek olan Başkan Ünal Aysal ve ekibi sevinmişlerdir. Giderayak elde edilen bu galibiyet sayesinde Galatasaray camiası nezdinde itibarlarını belli ölçüde toparlamış olmalılar. Ama bıraktıkları mirasın hiç de iyi olmadığı gerçeğini hiçbir Fenerbahçe galibiyeti gölgeleyemez.